Dolar 44,0842
Euro 51,2979
Altın 7.291,86
BİST 12.702,00
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
10°C
Parçalı Bulutlu
Sal 16°C
Çar 14°C
Per 10°C
Cum 11°C

100 yıllık dostluk anlaşması: Türkiye-Rusya arasındaki antlaşma iki ülkeyi ortak paydada birleştirdi

Türkiye ile Rusya arasından 1925 yılından imzalanan Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması’nın yüzücü yılında iki ülke ilişkileri değerlendirildi. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı tarafından düzenlenen panelde yüz yıllık dostluk tüm boyutları ile ele alındı.

100 yıllık dostluk anlaşması: Türkiye-Rusya arasındaki antlaşma iki ülkeyi ortak paydada birleştirdi
5 Mayıs 2025 5:02 PM
58

Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı “Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşmasının 100. Yıl dönümünde, Türkiye ile Rusya arasındaki kültürel ve entelektüel ilişkileri” bilimsel olarak ele aldı. Atatürk Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen panelde 1890- 1940 yılı arasında iki ülke arasındaki ilişkiler tüm boyutları ile ele alındı.

Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Üniversitesi öğretim görevlisi ve ATAM Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hacer Topaktaş Üstüner Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında yaşanan gelişmelerin Rusya ile Türkiye arasında ilişkilerin artmasından etkili olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Birinci Dünya Savaşı sonrasında Rusya Sovyet idaresine girerken Türkiye’de Milli Mücadele süreci başladı. Bu iki ülkeyi ortak paydalarda birleştiren pek çok durum ortaya çıktı. Bu süreçte batı emperyalizmine karşı her iki ülke de bir araya geldi. Sovyet yönetimi Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki milli mücadeleye maddi ve manevi destek verdi. Bunun ilk aşaması olarak 16 Mart 1921 Moskova Antlaşması imzalandı. Her iki ülke karşılıklı diplomatlar göndererek ikili ilişkilerin gelişmesine yönelik adımlar attı. Mustafa Kemal Paşa cumhuriyetin ilanından sonra da dış politikada barışçıl bir süreç izlemekle birlikte, komşuları ile de ilişkilerini geliştirme politikasını yürüttü. Musul Meselesi dış politikanın en önemli başlıklarından birisini oluşturdu. İngiltere’nin girişimleri ile Musul’un Misak-ı Milli dışında kalması önemli bir mesele oluşturdu. Sovyetler Birliği de aynı dönemde batılı devletlerle sorunlar yaşadı. Böyle olunca da Türkiye ve Rusya Batılı devletlerin kendilerine karşı yürüttüğü politikaların neticesi olarak işbirliğini arttırdı.”

Atatürk Araştırmaları Merkezi Başkanı Doç. Dr. Ahmet Kılınç ise merkez olarak Türkiye- Rusya ilişkilerinin incelenmesine yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını belirterek şunları söyledi:

“Merkezimizin temel amacı; Atatürk, Milli Mücadele ve Cumhuriyet tarihini çok yönlü olarak araştırmak, elde edilen güncel verileri ise kamuoyu ile paylaşmaktır. Biz burada tarihi bir dönüm noktasının yıl dönümünde bir araya geldik. 17 Aralık 1925 tarihinde imzalanan Türkiye – Sovyetler Birliği dostluk ve saldırmazlık antlaşmasının 100. Yılını iştirak ettiğimiz bu yılda, sadece iki ülke arasından imzalan bir diplomatik belgeyi değil ayrıca kültürel ve entelektüel düzeyde inşa edilen ilişkilerin tarihsel derinliğini de ele alacağız. Sovyet Rusya ile Ankara Hükümeti arasındaki ilişkiler 1925’deki bu antlaşma ile güçlenerek devam etmiştir. Geçmişte de Türkiye Rusya ilişkilerini tarihsel perspektifte inceleyen bilimsel etkinlikler düzenleyerek, yayınları da okuyucular ile buluşturmuştuk. Türk- Rus ilişkilerini sadece diplomatik çerçevede değil, çok katmanlı ve çok yönlü bir tarihsel ilişkiler ağı içinde değerlendirmek büyük önem taşımaktadır”

Panel kapsamında ATAM Haberleşme üyesi Doç. Dr. Mustafa Tanrıverdi “Rusya imparatorluğu’ndan Osmanlı topraklarına kültürel ve dini amaçlı seyahatlerin yansıması”, İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Türkan Olcay “Bolşoy Tiyatrosu’nun 1935 Yılı Türkiye turnesi ve yankıları, St. Petersburg Devlet Üniversitesi Avrasya Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Aleksandr Kolesnikov ise “1930’lu yıllarda Rus- Türk bilimsel ilişkiler” başlıklı sunumlar gerçekleştirdi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.