Anket: Hayat pahalılığı krizi ülkeden ülkeye siyaseti sarsıyor
Uluslararası bir anket, hayat pahalılığı krizinin önde gelen ülkelerde siyaseti derinden etkilemeye devam ettiğini ortaya koydu. Sonuçlara göre ekonomik baskılar, iktidardaki hükümetleri zorlarken geleneksel siyasi dengeleri de aşındırıyor.
Londra merkezli bağımsız araştırma şirketi Public First tarafından gerçekleştirilen ilk ortak uluslararası ankete göre, seçmenlerin ‘ekonomik sıkıntılara yönelik öfkesi’ halen son derece güçlü bir siyasi faktör olmayı sürdürüyor.
Beş büyük ekonomide ortak tablo
Anket, beş büyük ekonomide hayat pahalılığına dair memnuniyetsizliğin siyasete doğrudan yansıdığını gösteriyor:
‘Ekonomik ve siyasi huzursuzluk iç içe’
Anket sonuçları, küresel salgının ekonomileri altüst etmesinin üzerinden beş yıl geçmesine rağmen, ekonomik ve siyasi huzursuzluğun iç içe geçtiğini ortaya koyuyor.
ABD, Kanada ve Avrupa’nın en büyük ekonomilerinde yaşayanların önemli bir bölümü, hayat pahalılığını bugün dünyanın karşı karşıya olduğu ‘en büyük sorunlardan biri’ olarak görüyor.
Uzmanlara göre bu tablo, iktidardaki liderler için ‘ciddi bir sınav’ anlamına geliyor. Avrupa Politika Merkezi’nden politika analisti Javier Carbonell, “Bugün merkez sol ve merkez sağ partiler iktidarla özdeşleşmiş durumda ve ekonomik sorunların sorumlusu olarak görülüyorlar” değerlendirmesinde bulundu.
Ekonomik kötümserlik siyaseti şekillendiriyor
Ekonomiye dair karamsar tablo, siyasi tercihler üzerinde de etkili oluyor. Avrupa’da ankete katılanların neredeyse yarısı, ülkelerinin diğer benzer ekonomilerin gerisinde kaldığını düşünüyor. Bu algı, bazı seçmenleri siyasetten uzaklaştırırken, bazılarını ise ‘sistem karşıtı’ alternatiflere yöneltiyor.
Almanya’da Şansölye Friedrich Merz’in ekonomiyi canlandırma vaadiyle iktidara gelmesine rağmen dış politika krizlerine odaklanması, ankete göre Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yükselişine zemin hazırladı. AfD, Merz’i iç sorunları ihmal etmekle suçlayarak ‘dış politika şansölyesi’ olarak nitelendiriyor.
Seçimlerin ana gündemi olacak
Uzmanlara göre hayat pahalılığı, önümüzdeki dönemde yapılacak seçimlerin merkezinde yer alacak. ABD’de Demokrat adaylar 2025 kampanyalarında yaşam maliyetlerini düşürmeyi öne çıkarırken, her iki parti de ara seçimlerde bu başlığı ana tema haline getirmeye hazırlanıyor.
İngiltere’de 2026’daki yerel seçimler öncesinde Başbakan Keir Starmer hükümeti, ulaşım ücretlerinin dondurulması, enerji faturalarının düşürülmesi ve asgari ücretin artırılması gibi adımları gündeme aldı. Ancak rekor düzeydeki vergi yükü, hükümetin ekonomik mesajını zayıflatıyor.
Fransa’da 2026 yerel seçimleri ve 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken, özellikle büyük şehirlerde ‘yaşam maliyeti baskısı’ siyasetin ana başlıklarından biri olmaya devam edecek.
Paris’te Yeşiller’in belediye başkan adayı David Belliard, durumu şu sözlerle özetledi:
“Dünyanın sonu gelmesin diye çok mücadele ettik ama insanların ay sonunu getirmesine yeterince yardımcı olamadık.”
