Ay üsleri için yeni risk: Hala tektonik olarak aktif, fayları var
Yeni bir araştırma Ay’ın karanlık lav düzlüklerinde 2 bin 634 fay segmenti tespit etti. Bulgular, 1970’lerdeki Apollo sismometrelerinin kaydettiği sığ ‘ay depremleri’ ile uyumlu.
Ay’da kalıcı üsler kurmayı planları, yeni bir jeolojik riskle karşı karşıya olabilir. Smithsonian Enstitüsü liderliğinde yürütülen araştırma, Ay yüzeyinin bazı bölgelerinde halen tektonik ktivite sürdüğünü ortaya koydu.
Bilim insanları, Ay’ın koyu renkli volkanik düzlüklerinde 2 bin 634 fay segmenti haritaladı. Bu fayların önemli bir kısmının, geçmişte kaydedilen sığ ay depremlerinin potansiyel kaynakları olabileceği belirtiliyor. Böylece ilk kez, gelecekteki iniş ve üs bölgeleri için ayrıntılı bir sismik tehlike haritası oluşturulmuş oldu.
Apollo verileriyle uyumlu
1970’li yılların başında Apollo programı kapsamında Ay yüzeyine bırakılan sismometreler, sekiz yıl boyunca binlerce sığ ay depremi kaydetmişti. Ancak bu sarsıntıların nereden kaynaklandığı net biçimde belirlenememişti.
Yeni çalışma, bu depremlerin derinliğiyle uyumlu binlerce sığ fay hattını ortaya çıkardı. Üstelik birçok fayın jeolojik ölçekte nispeten genç olduğu, yani yüz milyonlarca yıl öncesine kadar aktif kalmış olabileceği ifade ediliyor.

Ay depremleri neden önemli?
Ay’da atmosfer ve sıvı su bulunmadığı için sismik dalgaları sönümleyecek doğal mekanizmalar yok. Bu da sarsıntıların Dünya’ya kıyasla daha uzun sürmesine yol açabiliyor. Orta şiddette bir ay depremi bile:
Araştırmacılar, fayların çoğunun eski lav akıntılarını kırıştıran küçük sırtlar şeklinde yüzeye yansıdığını belirtiyor. Bu yapılar genellikle 10 katlı bir binadan daha alçak olsa da geniş alanlara yayılmış durumda. Tespitler, Lunar Reconnaissance Orbiter (Ay Yörünge Kaşifi) üzerindeki yüksek çözünürlüklü kameralarla yapıldı.
En riskli bölge: Fırtınalar Okyanusu
Analizde özellikle Oceanus Procellarum (Fırtınalar Okyanusu) bölgesinin en yüksek gerilme (değerlerine sahip olduğu belirlendi.
Bunun yanı sıra, uyduda bulunan Mare Tranquillitatis (Sükunet Denizi) ve Mare Serenitatis (Serenite Denizi) gibi bölgelerde de dikkat çekici fay yoğunluğu saptandı. Özellikle Sükûnet Denizi, insanlığın Ay’a ilk inişini yaptığı yer olarak ayrı bir önem taşıyor.
Ay hala büzüşüyor
Bilim insanlarına göre Ay, milyarlarca yıl süren soğuma sürecinde yavaş yavaş küçülüyor, yani büzüşüyor. Bu daralma, kırılgan dış kabuğun çatlamasına yetiyor. Yer altındaki faylar aniden kaydığında yüzey sırtlar halinde yükseliyor ve sarsıntı oluşuyor.
Araştırmacılar, fayların aktif olduğu dönemleri belirlemek için çarpma kraterlerini saydı. Ay depremi sırasında yüzey sarsıldığında küçük kraterler silinebiliyor. Bu yöntemle fayların son 310 milyon yıl içinde aktif olduğu; ortalama yaşlarının ise yaklaşık 124 milyon yıl olduğu hesaplandı.
Bilgisayar modellemeleri, fayların yüzeyin yaklaşık 30 ila 200 metre altında uzandığını, ortalama derinliğin 100 metre civarında olduğunu gösteriyor. Bu sığ yapı, Apollo döneminde kaydedilen sarsıntılarla tutarlı.
