Dolar 43,8712
Euro 51,7244
Altın 7.305,86
BİST 13.865,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Az Bulutlu
İstanbul
10°C
Az Bulutlu
Per 6°C
Cum 6°C
Cts 8°C
Paz 9°C

ABD-İran geriliminde Türkiye’nin yol haritası: ‘Arabuluculuk yapmaya ve gerilimi düşürmeye hazır’

ABD ile İran hattında gerilim sürüyor, bölgede olası bir çatışma ihtimali giderek daha yüksek sesle konuşuluyor. Peki böyle bir senaryoda Türkiye nasıl bir pozisyon alır? Ankara, nasıl bir dış politika çizgisi izliyor? Türkiye’nin yol haritası ne olur?

ABD-İran geriliminde Türkiye’nin yol haritası: ‘Arabuluculuk yapmaya ve gerilimi düşürmeye hazır’
25 Şubat 2026 8:02 AM
14

ABD ve İran arasındaki gerilim sürerken ABD merkezli yayın organı Ankara–Tahran hattında dikkat çeken bir iddiayı gündeme taşımış “Türkiye’nin İran topraklarını işgal etmeyi planladığı” öne sürmüştü. Söz konusu iddia Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yalanlandı. DMM’den yapılan açıklamada, “Komşu ülkelerin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine her zaman saygı gösteren devletimiz, sınır güvenliğimizi sağlamak için de krizler olsun ya da olmasın 7 gün 24 saat esasına göre gerekli önlemleri almaktadır” ifadelerine yer verildi. Peki, ABD – İran arasında tansiyon yükselirken Türkiye nasıl bir pozisyon alıyor? İki ülke arasındaki olası bir çatışma Türkiye’yi nasıl etkiler? Gazeteci Yakup Aslan, Sputnik’e özel anlattı.

‘Türkiye geleneksel dış politika çizgisini korumakta kararlı’

Gazeteci Yakup Aslan, ABD-İran arasında gerilim yükselirken Türkiye’nin öncelikli hedefinin diyalog zemini oluşturmak olduğunu söyledi:

“Bölgedeki gerilim yeniden yükselirken ABD’nin askeri varlıklarını artırmasına rağmen, Türkiye geleneksel dış politika çizgisini korumakta kararlıdır. Ankara, doğrudan bir müdahaleyi değil, gerilimin daha da tırmanmasını engellemeyi ve taraflar arasında diyalog zemini oluşturmayı öncelikli hedef olarak görmektedir. Bu yaklaşım, hem mevcut dış politika pratikleriyle hem de devletin resmî açıklamalarıyla tutarlı bir çizgiyi yansıtmaktadır.”

“Türkiye’nin dışişleri kanadından gelen mesajlar, İran’a yönelik askeri müdahalelere net bir karşı duruşu içeriyor. Türkiye, İran’a yönelik herhangi bir dış askeri müdahaleye karşı olduğunu vurgularken, bölgede istikrarsızlığın artmasının hem komşular hem de tüm bölge için daha büyük riskler doğuracağını belirtiyor. Bu çerçevede diplomasi ve söyleşiye öncelik verilmesi gerektiğini defalarca yineliyor.”

‘Türkiye taraflar arasında arabuluculuk yapmaya ve gerilimi düşürmeye hazır’

Aslan, Türkiye’nin izlediği pozisyonu şu sözlerle değerlendirdi:

“Ankara’nın izlediği pozisyonun merkezinde barış inşa etme hedefi vardır. Türkiye, taraflarla irtibatını sürdürerek problemlerin silahla değil müzakerelerle çözülmesi gerektiğini savunuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu yaklaşımı teyit ederek, Türkiye’nin taraflar arasında arabuluculuk yapmaya ve gerilimi düşürmeye hazır olduğunu ifade etti. Ankara’nın bu tutumu, yalnız başına bir tarafı desteklemekten ziyade, sahadaki tansiyonun düşürülmesi ve bölge barışının korunması hedefini öne çıkarıyor.”

“Türkiye ayrıca mevcut süreçte bölgesel aktörlerle temaslarını güçlendiriyor; özellikle İran ile olan diplomatik iletişimi sürdürerek doğrudan çatışmayı önleme iradesini ortaya koyuyor. Türkiye’nin bu inisiyatifi, bölgesel aktörlerle eşit mesafede ilişkiler kurma ve jeopolitik istikrarı artırma çabalarının uzantısıdır. Türkiye, hem komşuluk ilişkilerinin hem de bölgesel istikrarın önemini gözeterek hareket etmektedir. Olası bir askeri müdahale yerine diplomasiye ağırlık verilen bu pozisyon, daha geniş çaplı bir çatışmanın önüne geçme niyetini ve bölgesel barış için sorumluluk bilincini ortaya koymaktadır. Türkiye için çözüm; güç dengeleri üzerine inşa edilen bir kırılganlık değil, diyalogla barışı tahkim eden uzun vadeli bir istikrar politikasıdır.”

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.