ABD’nin yeni ulusal güvenlik stratejisi açıklandı: Ukrayna müzakereleri stratejik çıkarlara uygun
Trump yönetimi, yeni Ulusal Güvenlik Stratejisini yayımladı. ABD başkanlarının her görev döneminde bir kez açıklanan belge Washington’un dış politika vizyonuna dair en kapsamlı metinlerden biri olma niteliği taşırken, belgede Ukrayna müzakerelerine değinildi ve Suriye konusunda ‘Türk desteği’ detayı yer aldı.
Beyaz Saray’ın yayımladığı 33 sayfalık dokümanda ‘sınır güvenliğinin ulusal güvenliğin birincil unsuru olduğu’ belirtiliyor ve bölgedeki askeri varlığın artırılmasının göç, uyuşturucu ticareti ve ‘dış güçlerin nüfuz girişimleri’yle mücadele için gerekli olduğu savunuluyor.
Belgede, ABD’nin bölgedeki hakimiyetini tanımlamak için ‘Trump Doktrini’ ifadesi kullanılıyor. Bu çerçeve, 1823 tarihli Monroe Doktrini’nin, yani ABD’nin kendi yarımküresinde ‘kötü niyetli yabancı müdahaleye tolerans göstermeyeceği’ anlayışının, güncellenmiş bir versiyonu olarak görülüyor.
‘Ukrayna’daki düşmanlıklar için müzakere yürütmek ABD’nin temel çıkarı’
Belge, “Ukrayna’daki düşmanlıkların hızlı biçimde sona erdirilmesi için müzakere yürütmenin Amerika Birleşik Devletleri’nin temel çıkarı olduğunu” ve Rusya’nın Avrupa’daki diğer ülkelerle karşı karşıya gelme riskini azaltmayı hedeflediğini belirtiyor.
Amerikan basınındaki ifadeyle, belgede ‘en sert ifadelerin bir kısmı Avrupa’daki ABD müttefiklerine yönelik.’
‘Avrupa, medeniyet olarak siliniyor’
ABD’nin strateji belgesinde Avrupa ile ilgili Avrupa’nın ekonomik durgunluğuna değinilirken “Ancak Avrupa’nın gerçek sorunları çok daha derin” ifadelerini kullanıldı
‘Avrupa’nın özgüven eksikliği Rusya ile ilişkisinde ortaya çıkıyor’
Rusya’ya karşı yumuşak ton
Politico, strateji belgesindeki Rusya notlarıyla ilgili şu ifadeler yer alıyor:
Belgede Rusya’ya yönelik sert ifadelerin azlığı dikkat çekiyor. Buna karşın metin, Avrupa’daki bazı hükümetlerin iç siyasi adımlarını hedef alıyor ve göçün uzun vadede Avrupa’nın ‘kimliğini dönüştürebileceğini’ belirtiyor.
Çin’e karşı dikkatli ama sert ton
Belge, Çin’e yönelik çok sayıda bölüm barındırsa da Pekin’in adı çoğu zaman doğrudan anılmıyor. ABD yönetimi ‘ekonomik ilişkiyi yeniden dengeleme’ ve ‘karşılıklılık’ ilkesini öne çıkarırken, ‘Çin ile hassas olmayan alanlarda dengeli ticaret’ ve ‘karşılıklı avantaj sağlayan ilişkilerin sürdürülmesi’ ifadelerine de yer veriyor.
Stratejide, ‘Hint-Pasifik’te bir savaşın önlenmesinin ABD’nin temel önceliği’ olduğu vurgulanıyor. Ayrıca Tayvan Meselesi’nde ABD’nin ‘statükonun tek taraflı olarak değiştirilmesini desteklemediği’ belirtiliyor.
‘Stratejik kaynaklar’ detayı
Washington ayrıca bölgedeki hükümetlerle ‘stratejik kaynakları’ belirleme konusunda daha yakın çalışacağını belirtiyor. Buradaki ‘stratejik kaynaklar’, Amerikan basınına göre nadir toprak elementleri gibi kritik madenlere gönderme olarak değerlendiriliyor.
‘Suriye, Türk desteğiyle istikrara kavuşabilir’
Strateji belgesinin Ortadoğu ile ilgili kısmında ‘Türk desteği’ ifadeleri de yer alarak şu notlar yer aldı:
Daha geniş güvenlik belgelerinin ilki
Ulusal Güvenlik Stratejisi, Trump yönetiminin önümüzdeki dönemde yayımlayacağı bir dizi önemli politika metninin ilki. Bunlar arasında ‘Ulusal Savunma Stratejisi’ de bulunuyor.
