AfD ile ‘Atlantik ötesine bağlı’ Yeşiller arasında kalan Almanya’yı ne bekliyor?
Almanya’da kesin olmayan sonuçlara göre Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ortaklığı birinci parti oldu ancak sandalye sayısı hükümet kurmaya yetmiyor. Yeniden koalisyona gidecek olan Almanya’da, seçim sonuçlarını ve olası koalisyonları uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Osman Can Ünver, Sputnik’e değerlendirdi.

Almanya’da koalisyonun bozulmasıyla başlayan süreç, erken seçimle sonuçlandı. Bir yanda ABD’de göreve hızlı başlayan Donald Trump’ın Avrupa’ya yönelik olumsuz açıklamalarıyla Avrupa’yı adeta hiçe sayması, diğer yanda Ukrayna krizinin Avrupa’yı dışlayarak hızla sonuca doğru gitmesi bir zamanlar Avrupa’nın enerji ihtiyacını karşılayan güçlü ekonomisiyle sarsılmayan Almanya’da, gözler potansiyel koalisyon ortaklarına çevrildi. Seçimin birinci partisi olan Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ortaklığının Şansölye adayı Friedrich Merz seçim sonrası durumu şöyle özetliyor:
“Dışarıdaki dünya bizi beklemiyor. Uzun koalisyon görüşmeleri ve müzakereler de beklemiyor. Şimdi hızlı bir şekilde hareket kabiliyetimizi yeniden kazanmalıyız ki evimizde doğru olanı yapabilelim, Avrupa’da yeniden var olalım ve dünya Almanya’nın yeniden güvenilir bir şekilde yönetildiğini anlasın.”
‘Olaf Scholz, pasif bir başbakan oldu’
Münih Ludwig Maximilian Üniversitesi’nden Magister Artium unvanıyla mezun olan uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Osman Can Ünver, öncelikle hükümetin düşmesini ve Olaf Scholz’ün şansölyelik performansını değerlendirdi:

‘Scholz, Biden’a benziyordu’
Sosyal Demokrat Partisi’nin ‘politikasızlığını’ vurgulayan Ünver, Scholz’ü eski ABD Başkanı Joe Biden’a benzeterek Almanya’yı siyasi karışıklığa iten durumları şöyle özetledi:
“Almanya’yı çok sarsan birkaç önemli konu oldu. Bunlardan bir tanesi Ukrayna meselesi. Bir diğeri Avrupa içerisinde yaşanmakta olan ekonomik sıkıntılar, bilhassa gaz meselesi yani doğal gaz meselesi Almanya’yı çok sarstı. Ondan sonra enflasyonu düşürmekte başarılı oldukları söylenemez. Bunun ötesinde bir de tabii bu aşırı sağcı partinin göçmen politikaları nedeniyle güç kazanması. Bu göçmen meselesi de çok manipüle edildi.”
‘Seçimin esas galibi AfD’
Prof. Dr. Ünver, seçimin esas galibi olarak gördüğü AfD’yi mercek altına aldı:

Seçimde yüzde 11.6 ile dördüncü sırada yer alan Yeşiller Partisi’ne dikkat çeken Prof. Dr. Can Ünver, “Burada sürekli olarak bir sıkıntı yaratacak olan parti Yeşiller Partisi’dir. Yeşiller Partisi’nin de sıkıntı yaratma sebeplerinden biri, Atlantik ötesine olan büyük bağlılığı. İlk kurulduğu zamankinden farklılar çünkü” değerlendirmesini yapıyor.
‘Elon Musk çok yadırgandı’
Elon Musk’ın AfD’ye verdiği desteğin sandığa yansıyıp yanmadığını konusunu değerlendiren Ünver, “Zannetmiyorum. Elon Musk çok yadırgandı. Bir defa dışarıdan böyle bir etkileme çabasının gelmesi pek kabul edilebilir bir şey değil. Dolayısıyla Elon Musk’ın çok büyük etkisinin olduğu kanaatinde değilim. Daha çok yadırgandığı kanaatindeyim. Hatta belki de AfD’ye karşı olan bloku biraz daha da güçlendirmiş olabilir” diyor.
‘Merkel demek ki unutulmuş’
Göçmenlere kapıları açan Angela Merkel’den sonra kan kaybeden Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ortaklığı bu seçimden birinci parti olarak çıktı. Ünver, bunun sebebinin Birlik’in söylemini değiştirdiğini ve zaferi ‘yabancı karşıtı söylemiyle’ sağlandığını düşünüyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor:
Koalisyon olasılıkları: CDU/CSU + SPD = 328 sandalye
Kesin olmayan sonuçlara göre Alman Federal Meclisi’nde (Bundestag) 208 sandalye kazanan Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ortaklığı ile 120 sandalye kazanan SPD’nin ortaklığının iktidar koalisyonu çıkartabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Can Ünver olasılıkları şöyle değerlendiriyor:
“Yanlarına birisini alma ihtiyacı duyarlar mı, bilemiyorum ancak yetiyor galiba sandalye sayısı. 330 olması lazım, yetiyor galiba o sayı. Bence üçüncü bir ortak almasalar daha iyi ederler, çünkü üçlü bir koalisyon iyi değil. Zaten koalisyon kendisi bizatihi zor bir durum.”
‘AfD, koalisyona giremez’
Scholz’un olası bir CDU/CSU ve SPD ortaklığında kabineye girmeyeceğini öngören Prof. Dr. Ünver, Olaf Scholz’un ayrıca Sosyal Demokrat Parti’nin başkanlığını da bırakacağını belirtiyor. AfD’nin içinde olduğu bir koalisyonun henüz mümkün olmadığını vurgulayan Ünver, AfD’nin bir sonraki seçimde törpülenirlerse birinci parti çıkma olasılığının bulunduğunun altını çizdi.
Weidel, LGBT mensubu ve birlikte yaşadığı kadın da Sri Lanka kökenli bir göçmen
AfD’nin lideri Alice Weidel’in özel hayatının siyasi açıklamalarla tezat oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Ünver “Weidel’ın şahsi hayatı enteresan biliyorsunuz. Yani LGBT’ye karşı olacaksınız parti olarak hem de aynı zamanda o kesimin bir mensubu olacaksınız. Göçmenlere karşı olacaksınız ve birlikte yaşadığınız insanda bir Sri Lanka kökenli göçmen olacak. Gerçekten çok tezat, çok enteresan bir durum” diyor.
İkili ilişkiler: Almanya-Türkiye
Almanya’nın yeni hükümetinin Türkiye ile olan ikili ilişkilerinde büyük değişim olmayacağını değerlendiren uluslararası ilişkiler profesörü Ünver, “Alman siyaseti daima sürprizlerle dolu olabiliyor, stabil değil. İnşallah vatandaşlarımız için ve Türkiye-Almanya ilişkileri açısından faydalı sonuçlar olur” temennisinde bulunuyor.
Seçim sonuçları
Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz’i başbakan adayı gösteren Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri yüzde 28,6 oy aldı. Aşırı sağcı popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisi bir önceki seçimlere göre oy oranını 10,4 puan artırarak yüzde 20,8 ile ikinci sırada yer alıyor. Olaf Scholz’ün partisi Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 16,4 oy oranıyla üçüncü, Yeşiller Partisi ise yüzde 11,6 ile dördüncü sırada bulunuyor. Sol Parti ise oyunu bir önceki seçime göre 3,9 puan artırarak yüzde 8,8 oy oranını yakaladı.
Hükümetten ayrılarak ülkede erken genel seçime gidilmesine neden olan Hür Demokrat Parti (FDP) bu seçimlerde yüzde 4,3 oy oranıyla, yüzde 5’lik barajın altında kaldı.
