Amerikalıların üçte biri ‘kıyamet zamanlarında yaşadığımıza’ inanıyor
Yeni bir araştırmaya göre ABD’de yaşayan yetişkinlerin yaklaşık üçte biri, dünyanın kendi yaşam süreleri içinde sona ereceğine inanıyor. Uzmanlar, bu tür ‘kıyamet’ inançlarının artık marjinal bir görüş olmaktan çıktığını ve toplumun geniş kesimlerine yayıldığını belirtiyor.
İklim değişikliği, yapay zekanın yükselişi ve dini inançlar gibi farklı gerekçelerle şekillenen bu düşünce biçimi, bireylerin küresel riskleri nasıl algıladığını ve bu risklere nasıl tepki verdiğini doğrudan etkiliyor.
Kanada’daki British Columbia Üniversitesi ile ile ABD’dek California Üniversitesi, Irvine’dan psikologların 1.400’den fazla Amerikalıyla gerçekleştirdiği araştırma, kıyamet inançlarının yalnızca dini bir mesele olmadığını, aynı zamanda ölçülebilir bir psikolojik faktör olduğunu ortaya koydu.
Araştırmaya göre, katılımcıların yaklaşık yüzde 29 ila yüzde 39’u şu anda ‘son zamanlarda’ yaşandığına inanıyor. Bu oran, yalnızca dini gruplarla sınırlı kalmayıp seküler çevrelerden teknoloji dünyasına kadar geniş bir yelpazede benzer şekilde görülüyor.
Kıyamet inancı tek tip değil
Araştırmacılar, kıyamet inançlarının tek bir biçimi olmadığını vurguluyor.
Bu çerçevede geliştirilen ölçekte beş temel boyut öne çıkıyor: Sonun ne kadar yakın olduğu, nedeni, bireyin kontrol hissi ve bu sonun korkulacak mı yoksa karşılanacak bir gelişme olarak mı görüldüğü.
Risk algısını güçlü şekilde etkiliyor
Araştırma, kıyamet inançlarının insanların risklere yaklaşımında önemli bir rol oynadığını ortaya koydu. Bu inançlar, bireylerin küresel tehditleri ne kadar ciddiye aldığı ve bu tehditlere karşı ne ölçüde sert önlemleri desteklediği üzerinde belirleyici oluyor.
Örneğin, dünyanın sonunun insan kaynaklı olacağını düşünen kişiler, küresel tehditleri daha acil ve ciddi görme eğiliminde. Buna karşılık sonun ilahi bir planın parçası olduğuna inananlar, radikal önlemlere daha az destek veriyor.
Dikkat çeken çelişki
Araştırmada dikkat çeken bulgulardan biri ise araştırmacıların da tam olarak açıklayamadığı bir çelişki oldu. Dünyanın sonunun ‘iyi bir şey’ olacağına inanan kişiler bile, bu sonu engellemek için sert önlemleri desteklemeye devam ediyor.
Bu durumun ideolojik aşırılık ya da komplo inançlarıyla açıklanamadığı belirtiliyor.
Gençlerde daha yaygın
Araştırmaya göre genç katılımcılar, genel olarak daha güçlü kıyamet inançlarına sahip. Ancak bazı dini gruplarda bu eğilim yaşla birlikte değişiklik gösterebiliyor.
Uzmanlar, bu inançların yalnızca bireysel düşüncelerle sınırlı kalmadığını, toplumsal sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor. Örneğin bazı dini topluluklarda Kovid-19 aşılarının “kıyamet işareti” olarak görülmesi aşı tereddüdünü artırırken, iklim kaygısının da gençler arasında çocuk sahibi olma isteğini azalttığı ifade ediliyor.
Araştırmacılara göre, dünyanın karşı karşıya olduğu büyük krizlere yönelik toplumsal tepkileri anlamak için kıyamet inançlarını dikkate almak giderek daha önemli hale geliyor.
