Dolar 43,6136
Euro 51,3815
Altın 6.589,79
BİST 13.589,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
14°C
Hafif Yağmurlu
Cum 15°C
Cts 14°C
Paz 11°C
Pts 11°C

Araf suresi 2.ve 3. Ayetler ışığında kimleri rehber edinmeliyiz

5 Ocak 2026 12:45 AM
31

Müslüman toplumlarda hızla dinden uzaklaşma, dinin öngördüklerinin dışında yaşama eğilimi gün geçtikçe artmaktadır. Ferdi olarak dini değerler ekseninde yaşamak isteyenler olsa da azınlıkta kalmaktadır ve bu olumsuz gelişmeleri değiştirmeğe de güçleri yetmemektedir.

Sanal alemde iletişim araçları, din dışı yaşamayı algı yönetimleriyle normal ve olağan göstermekte; bilhassa gençler, dinen erdemsiz sayılan yaşama tarzını benimsemekte; neticede hem kendisi hem de toplum büyük zarar görmektedir.

Yeni nesil örnek alacağı rehber bulamamanın çaresizliğini yaşamaktadır. Rehber aldıkları, günübirlik nefsinin emrinde yaşayan, ideal yaşama tarzını önemsemeyen, kazançlarının kaynağı belli olmayan, fenomen denilen her türlü edep dışı çılgınlığı marifetmiş gibi sunan; bir güruhtur.

Her gün bir yakınımız veya bir tanıdığımızın; İslam’ın ve toplumun kabul etmediği uygunsuz yaşama sonucu zarar gördüğünü duyuyor, görüyoruz.

                İyi bir fert ve toplum hayatı, temel dinî bilgilere, ahlaki hükümlere, kabul görmüş kurallara göre gelişir ve güzelleşir.

İlke ve kuralları olmayan bir davranış biçimi ahlaki değildir. İnsan olma özelliklerini barındırmayan, içinde estetik bulunmayan davranışlar, edepli kabul edilmez. Kişiyi ve toplumu felaketlere sürükler.

Onun için kişilerin ve toplumun edebi veya edepli denilen uygulamaları yapması istenilendir. Burada rehberin kim veya kimler olacağını Kur’an bize açık olarak beyan etmektedir.

A’raf suresi 2.ayet: Bu Kur’an, kendisiyle insanları uyarman ve müminlere öğüt vermen için sana indirilen bir kitaptır. Onu tebliğ etme işinden ve buna karşılık alacağın tepkiden dolayı sakın göğsünde bir daralma olmasın.

                A’raf suresi 3.ayet: Rabbinizden size indirilen Kur’an’a uyun; Allah’tan başkasını dost ve yardımcı edinip de onların ardından gitmeyin. Ne de az düşünüp öğüt alıyorsunuz.

                Ayetler gayet açık. Hiçbir itiraza izin vermeden net bir şekilde “Rabbinizden size indirilen Kur’an’a uyun” buyurulmaktadır. Burada açık bir kapı yoktur. Başka yerde okuduklarımızın veya duyduklarımızın Kur’an’da karşılığı yoksa; Müslümanın uyma durumu söz konusu değildir.

Yine ayetin devamında “Allah’tan başkasını dost ve yardımcı edinip de onların ardından gitmeyin.” Emri vardır.  Bu öğüte göre, bizim Allah’a yaklaşmamıza yardımcı oluyor, bize dinimizi öğretiyor, bize dua ediyor, O Allah’ın dostu günahsız; ben günahlıyım tövbe alıyorum gibi ne gaye ile olursa olsun, Allah’tan ve O’nun kitabını tebliğ eden peygamberi dışında adı ne olursa olsun (şeyh, şıh, gavs, hoca, eren, evliya, bağlı cemaat ve tarikatlar, gruplar, teşkilatlar, vakıflar gibi) şahıs, kurum ve kuruluşlar peşinde gidenler, bunları Allah’a ulaşmak için aracı kılanlar, Araf suresi 3.ayete göre şirk içindedirler. (Hüküm Allah’ın)

Kur’an, müminleri uyarmak ve öğüt vermek amacıyla Elçisini aracı kıldığını bildiriyor. Elçi’nin öğütleri verirken tepki de alacağını peşin söylüyor.  Allah, sakın kendini sıkma ben yanındayım diye elçisini rahatlatıyor.

Yanlış anlaşılma olmaması için şunu da belirtmekte fayda var. Kur’an’ın meal ve tefsir olarak öğrenilmesi, emir ve yasakların gelişen çağa ve teknolojilere göre yorumlanması, insanlığın ihtiyaçlarına sunulması, bilen kişilerce esaslardan ayrılmamak şartıyla farklı yorumlar yapılması, bunların kabulü yasaklar içinde değildir. Yasak olan, kişi ve grupların söylediklerinin Kur’an’ın önüne konulması, kişileri haşa Allah’a eş koşmaları.

Mesela: En’am suresi 50. Ayet De ki: Ben size, Allah’ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size, ben meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyarım. “De ki:” Hiç kör ile gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?

Peygamber gaybı bilmediği halde: Şeyhin şıhın, gavsın vs. gelecekten verdiği bilgilere, kendisinin aynı anda farklı yerlerde görünür olmalarına inanma, onların günahsız olduğu, söylediklerinin ayet hükmünde olduğu gibi inanışlar, Kur’an’a göre şirktir. Dinden çıkmayla eştir. İnanan da inandıran da büyük günah işlemektedir.  Gaybı bilmeyenlerden şefaat bekleme Kur’an buyruğu değildir. Peygamber de olsa. (İyyâke na’budu ve iyyâke nesta’in)

Yine En’am suresi 38.ayette Allah, “Biz kitapta hiçbir şey eksik bırakmadık” derken; kitabın eksiklerini birilerine tamamlatmaya çalıştırmak, mümin işi değildir.  Kur’an’da yok, yoktur. Aramasını bilene.

Başta iman esasları, itikâdi konular, ibadetler, kişiler ve toplumlar arası ilişkileri düzenleyen hükümler, ahlaki hükümler, ceza ve mükafatlar, Allah’ın varlığı ve birliğini ispat eden ilmi gerçekler, tabiat kanunlarını anlatan ayetler, Geçmiş dönem yaşananlar, peygamberler ve kıssalar, Allah’a sığınmak ve yardım istemek için yapılacak dualar, Allah’ın ilim, irade, kudret sıfatlarını da içeren; Allah’ın aleme yerleştirdiği işleyiş kanunları gibi ne ararsan Kur’an’da vardır.

Kur’an onun için Peygamberimizin tek mucizesidir. Başka mucizesi yoktur. Kur’an varken başka rehbere ihtiyaç yoktur. İnişindeki saf özelliğini kıyamete kadar koruyacak tek kitaptır.

Allah hepimize Kur’an’ı öğrenme ve anlamayı, Kur’an hayatını yaşamayı nasip etsin.

Selam ve dua ile

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.