Dolar 44,0738
Euro 51,2211
Altın 7.248,14
BİST 13.078,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Çok Bulutlu
İstanbul
14°C
Çok Bulutlu
Cts 10°C
Paz 10°C
Pts 11°C
Sal 13°C

Boris Eifman Bale Tiyatrosu İstanbul’da sahne alacak: ‘Anna Karenina’ ve ‘Rus Hamlet’ Türk seyircisiyle buluşacak

Mayıs ayının sonunda, St. Petersburg Devlet Akademik Boris Eifman Bale Tiyatrosu İstanbul’a turneye çıkıyor. XVI. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali kapsamında topluluk, dünya çapında ilgi gören ‘Anna Karenina’ ve ‘Rus Hamlet’ adlı koreografik psikodramaları sahneleyecek.

Boris Eifman Bale Tiyatrosu İstanbul’da sahne alacak: ‘Anna Karenina’ ve ‘Rus Hamlet’ Türk seyircisiyle buluşacak
23 Mayıs 2025 5:07 PM
54

St. Petersburg Devlet Akademik Boris Eifman Bale Tiyatrosu turnesi, 31 Mayıs ve 1 Haziran tarihlerinde sahnelenecek ‘Anna Karenina‘ ile başlayacak. 2025 yılında sahnelenişinin 20. yılını kutlayan eser, Lev Tolstoy’un romanına Boris Eifman’ın sahne yorumunu getiriyor. 40’tan fazla ülkede izleyiciyle buluşan yapıt, Türkiye’de ilk kez sahnelenecek.

2 ve 3 Haziran’da ise ‘Rus Hamlet‘ seyirci karşısına çıkacak. Rus Çarı I. Pavel’in trajik kaderine adanan eser de Türkiye prömiyerini yapacak.

Gösteriler, Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Boris Eifman topluluğununTürkiye’deki ilk gösterisi 1996 yılında İstanbul’da ‘Ben Don Kişot’um’” ile gerçekleşmişti. 1998’de ise ‘Kızıl Giselle‘ sahnelenmişti. Topluluğun son turnesi ise 2011 yılında Bodrum’da yapılmıştı.

‘Anna Karenina’ İstanbul seyircisiyle buluşuyor

2005 yılında P. İ. Çaykovskiy’in müziği eşliğinde sahnelenen ‘Anna Karenina‘ balesi, Boris Eifman Bale Tiyatrosu’nun repertuvarındaki en çok ilgi gören eserlerden biri. 20 yılı aşkın süredir başarıyla sahnelenen yapım, bugüne kadar Rusya, ABD, Avustralya, Birleşik Krallık, Almanya, Hollanda, İspanya, Fransa, Çin ve birçok ülkede seyirciyle buluştu.

Boris Eifman, bu eserinde Lev Tolstoy’un klasik romanına farklı bir açıdan yaklaşarak Anna, Vronskiy ve Karenin arasındaki aşk üçgenine odaklanıyor. Koreograf, izleyiciye yalnızca bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda temel içgüdünün etkisindeki bir kadının yaşadığı derin içsel dönüşümün trajedisini sunuyor. Eser, psikolojik derinliği ve etkileyici anlatımıyla prestijli tiyatro ödüllerine layık görüldü.

Koreograf Boris Eifman, karaktere yaklaşımını şu sözlerle ifade ediyor:

Anna Karenina romanında sadece kahramanın psikolojik dünyasına değil, aynı zamanda kişiliğinin psikoerotik bir yorumuna da yer veriliyor. Benim için Anna bir tür dönüşüm geçiren karakterdi: dışarıdan bakıldığında, kocası Karenin’in, oğlu ve çevresindekilerin tanıdığı bir sosyete kadınıydı. Ancak içinde, tutkular dünyasına dalmış bambaşka bir kadın yaşıyordu.

‘Rus Hamlet’ İstanbul’da ilk kez sahneye çıkıyor

Ünlü koreograf Boris Eifman’ın 1999 yılında sahneye koyduğu ‘Rus Hamlet’ adlı bale eseri, XVI. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali kapsamında ilk kez Türk seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Ludwig van Beethoven ve Gustav Mahler’in güçlü müzikleri eşliğinde sahnelenen eser, tarihsel derinliği ve psikolojik anlatımıyla dikkat çekiyor.

Rus Hamlet‘in prömiyeri, Eifman Balesi’nin Varşova’daki turnesi sırasında gerçekleştirildi. Şubat 2000’de ise Rusya’nın kültürel simgelerinden biri olan Bolşoy Tiyatrosu’nda sahnelenerek büyük ilgi toplamıştı.

Boris Eifman bu etkileyici yapımda, Rus tarihinin en gizemli ve çelişkili figürlerinden biri olan Çar I. Pavel’in hayatına odaklanıyor. Koreograf, anlatımını Pavel’in tahta çıkmadan önceki veliahtlık dönemiyle sınırlayarak, onun ruhsal kırılganlığını ve kişisel çatışmalarını sahneye taşıyor. Eser, bireyin içsel dünyası ile iktidarın baskıcı, zalim düzeni arasındaki trajik mücadeleyi dansın diliyle anlatıyor.

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.