Dolar 43,9791
Euro 50,9241
Altın 7.139,57
BİST 12.913,37
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu
İstanbul
11°C
Çok Bulutlu
Çar 13°C
Per 11°C
Cum 13°C
Cts 9°C

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’te konuştu. “Türkiye olarak barışın ve huzurun tarafındayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın kritik bir dönemden geçtiğini ve İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan sistemin temelinden sarsıldığını söyledi. İran’ı örnek veren Erdoğan, Türkiye’nin dünyada ve bölgesinde barıştan ve huzurdan yana olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’te konuştu. “Türkiye olarak barışın ve huzurun tarafındayız”
3 Mart 2026 12:52 PM
10

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen iftar programına katıldı. İftara Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ve milletvekilleri de iştirak etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan iftarın ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamaları satır başlarıyla şöyle:

“‘Türkiye, Türkiye’den büyüktür’ cümlesi sıradan bir söz, hamasi bir söylem asla değildir. Bu ifade, Gazi Meclisimizin isminde de zikredildiği gibi kendi varlığının farkında olan bir milletin inancının, iradesinin, bakışının tespit ve tescilidir. Asil ve asıl olan milletin vekilleri olarak bugün o inancı sizler temsil ediyorsunuz, o aşkı sizler temsil ediyorsunuz, o iradeyi sizler temsil ediyorsunuz. Şahsım, ülkem ve milletim adına her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

“DÜNYA SİSTEMİ ÇATIR ÇATIR ÇATIRDIYOR”

Sadece içinde bulunduğumuz coğrafya değil tüm dünya kritik dönemlerden geçiyor. Uluslararası kurum ve kuruluşların etkisizleştiği, güç dengelerinin giderek bozulduğu, uluslararası anlaşmaların adeta yamalı bohçaya döndüğü, uluslararası hukukun büyük ölçüde rafa kaldırıldığı ve geleneksel diplomasi anlayışının terk edildiği bir eksen kaymasını küresel ölçekte hep birlikte tecrübe ediyoruz. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya sistemi çatır çatır çatırdıyor, temelinden sarsılıyor.

Eski düzen yıkılırken yerine neyin konulacağı henüz tam olarak bilinmiyor. Dünyamız hızla, kaba kuvvetin ve güçlünün hukukunun geçerli olduğu kaotik bir döneme doğru sürükleniyor. Komşumuz İran’a yönelik saldırılarla başlayan süreçte buna bir kez daha şahitlik ediyoruz.

Yıllardır bize hukuktan, insan hak ve hürriyetlerinden bahsedenlerin bizzat kendileri bugün bu değerleri yok sayıyor, çiğnemekte hiçbir beis görmüyor. Birleşmiş Milletler sisteminin sembolize ettiği çok taraflılık, egemen eşitlik ve anlaşmazlıkların diplomasi yoluyla çözümü gibi ilkeler, maalesef bizzat bu sistemi kuranlar tarafından göz ardı edilmekte; adeta açlıkta yenilen putlara dönüştürülmüş bulunmaktadır.

“TÜRKİYE OLARAK BARIŞIN, İNSANI YAŞATMANIN TARAFINDAYIZ”

Hukuksuzluğun norm hâline geldiği böylesine hassas bir konjonktürde Türkiye’nin tavrı nettir. Biz, bölgemizi ve insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz. Kardeşlerimizin ve komşularımızın huzurunu bozan hadiselerde tarafsız değiliz. Tüm dünyanın geleceğini tehdit eden konularda tarafsız değiliz. Tam tersine Türkiye olarak sulh ve sükûnun tarafındayız. Huzurun ve istikrarın tarafındayız. Dayanışmanın ve iş birliğinin tarafındayız. Evrensel değerlerin, adaletin ve kalkınmanın tarafındayız. Sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesinin tarafındayız. Çatışma yerine müzakerenin, savaş yerine barışın tarafındayız. Öldürmenin, katletmenin, haydutluğun, soykırımın ve soykırımcıların değil, hakkın, hakikatin, nerede olursa olsun insanı yaşatmanın tarafındayız.

Allah’ın izni ve aziz milletimizin güçlü desteğiyle adaletsizlikler karşısında dik durmaya devam edeceğiz. Basiretli düşünmeyi, soğukkanlı olmayı, sağduyulu davranmayı sürdüreceğiz. Bilhassa yakın çevremizde füzeler havada uçuşurken, 86 milyonun tek bir ferdinin dahi kılına zarar gelmemesi için dikkatli, temkinli ve sabırlı; fakat haksızlıklar ve haydutluklar karşısında da bir o kadar dirayetli olacağız.

“KOMİSYON TARİHİ MİSYONUNU BAŞARIYLA YERİNE GETİRDİ”

Dünyanın fırtınalı sularda seyrettiği bir dönemde; alt yapımızı, ekonomimizi, diplomasimizi, ordumuzu ve savunma sanayimizi güçlendirerek, millî birliğimizi tahkim ederek hep birlikte Türkiye Yüzyılına hazırlanıyoruz. Burada özellikle şunu ifade etmek isterim: Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun köşe taşlarından biri “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefi doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmalardır.

Meclisimiz bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarihi misyonunu başarıyla yerine getirmiştir. Komisyon, siyasi parti gruplarının mutabakatıyla nihai raporunu kabul etmiş; böylece sürece olan inancı güçlendirmiş, terörsüz Türkiye hedefine giden yolda ufuk açıcı bir rol üstlenmiştir. Başta Meclis Başkanımız Numan Kurtulmuş olmak üzere komisyonda görev alan tüm milletvekillerine kalpten teşekkür ediyorum.

“BU FIRSATIN HEBA EDİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Gazi Meclisimizin nihai raporda vücut ve anlam bulan uzlaşı ruhuna sahip çıkarak, önümüzdeki dönemde ülkemizi bu sorundan tamamen kurtarmak için gerekli özgüveni, cesareti ve iradeyi göstereceğine inanıyorum. Şurası bir gerçek ki dün olduğu gibi yarın da bu süreci hazmedemeyenler, Türkiye’yi girdiği bu yoldan geri döndürmek isteyenler, bu hayırlı süreci var güçleriyle engellemeye çalışanlar olacaktır. Biz bunlara aldırmayacağız. Doğru bildiğimiz yolda emin, kararlı ve cesur adımlarla ilerleyeceğiz. Bu fırsatı, bu imkanı heba etmeyecek; heba edilmesine izin vermeyeceğiz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, Meclisteki diğer siyasi partilerimizin de müspet katkılarıyla sürecin menziline varması için sorumluluk duygusuyla hareket edeceğiz.

Yaklaşık yarım asırdır milletimizin ayağına bağ olan, on binlerce vatandaşımızın canını yakan, nice annenin yüreğine ateşler düşüren ve ülkemize ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten Türkiye’yi inşallah kurtaracağız.”

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.