Ders kitaplarını yeniden yazdıran yıl: 2025’te bilim, teknoloji ve arkeoloji dünyasında insanlık neleri keşfetti?
2025 yılı, bilim ve teknoloji tarihinin en çığır açıcı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Yapay zeka devriminin zirvesi, kuantum bilgisayarların pratiğe dönüşmesi, arkeolojik keşiflerle yeniden yazılan tarih bu yılı özel kıldı. Sputnik Türkiye’nin tarihi gelişmeleri topladığı bu almanak, 2025’in bilimsel mirasını gün gün belgeliyor.
2025, bilim, teknoloji, arkeoloji ve yapay zekâ alanlarında yalnızca yeni keşiflerin değil, aynı zamanda insanlığın kendine dair algısını kökten sorguladığı bir eşik yılı olarak kayda geçti. Laboratuvarlardan kazı alanlarına, uzayın derinliklerinden algoritmaların görünmez katmanlarına kadar uzanan gelişmeler; bilginin sınırlarını genişletmekle kalmadı, aynı zamanda “insan nedir, nereden geldi ve nereye gidiyor?” sorularını yeniden gündemin merkezine taşıdı.
Bu yıl, bilim dünyası bir yandan evrenin en erken dönemlerine dair daha net veriler üretirken, diğer yandan yaşamın kökenine ilişkin yerleşik kabulleri zorlayan bulgularla sarsıldı. Astrofizikte yapılan ölçümler, galaksilerin oluşum süreçlerine dair onlarca yıllık teorileri yeniden yazmaya zorladı. Genetik ve biyoteknoloji alanında ise insan sağlığını dönüştürebilecek atılımlar kadar, etik tartışmaları da alevlendiren deneyler öne çıktı. Özellikle yaşlanma, hücresel yenilenme ve yapay yaşam çalışmaları, bilimin ulaştığı noktayı olduğu kadar sınırlarını da gözler önüne serdi.
Teknoloji ve yapay zeka, 2025’in tartışmasız biçimde en görünür ve en çelişkili başlıkları oldu. Yapay zekâ artık yalnızca metin üreten ya da görüntü tanıyan bir araç olmaktan çıktı; bilimsel makale yazan, karmaşık veri setlerinden hipotez üreten, hatta arkeolojik kazılarda olası buluntu alanlarını öngören bir ‘ortak akıl’ haline geldi. Ancak bu ilerleme, beraberinde ciddi soruları da getirdi: Bilim insanının rolü neye dönüşüyor? Yaratıcılık, sezgi ve etik muhakeme makinelerle paylaşılabilir mi? 2025, bu soruların teorik olmaktan çıkıp somut tartışmalara dönüştüğü yıl olarak hatırlanacak.
Arkeoloji cephesinde ise yıl boyunca yapılan keşifler, insanlık tarihinin doğrusal ve basit bir ilerleme hikâyesi olmadığını bir kez daha ortaya koydu. Daha önce ‘imkansız’ sayılan tarihlere işaret eden yerleşimler, karmaşık toplumsal yapıların sanılandan çok daha erken dönemlerde ortaya çıktığını gösterdi. Yeni bulunan yazıtlar, ritüel alanlar ve yeraltı yapıları; dinin, iktidarın ve toplumsal örgütlenmenin kökenlerine dair yerleşik anlatıları sorgulattı. Arkeoloji, 2025’te yalnızca geçmişi kazmakla kalmadı; bugünün ideolojik ve kültürel kabullerini de yerinden oynattı.
Bu almanak, 2025 yılında en çok konuşulan bilimsel keşifleri, teknolojik sıçramaları, yapay zekâ tartışmalarını ve arkeolojik bulguları kronolojik ve tematik bir bütünlük içinde bir araya getiriyor. Her başlık, yalnızca “ne oldu?” sorusuna değil, “neden önemli?” ve “bizi nasıl bir geleceğe taşıyor?” sorularına da yanıt arıyor. Çünkü 2025, bilginin hızlandığı kadar anlam arayışının da derinleştiği bir yıl oldu.
Kimi gelişmeler umut verdi, kimileri ürküttü; bazıları hayranlık uyandırırken bazıları ciddi endişelere yol açtı. Ancak hepsinin ortak bir noktası vardı: İnsanlığın kendisiyle yüzleşmesi. Bu almanak, işte tam da bu yüzleşmenin izini sürmek için hazırlandı. Sputnik Türkiye keyifli okumalar diler:

Antartika’dan 1.2 milyon yıl öncesine ait buz çekirdeği çıkarıldı
Antarktika’da gerçekleştirilen bir çalışmada 1.2 milyon yıl öncesine ait buz çekirdeği, uluslararası bir araştırma ekibi tarafından başarıyla çıkarıldı. Bu buz çekirdeği, Dünya’nın iklim geçmişini anlamak için paha biçilmez bir kaynak olacak ve iklim değişikliğiyle ilgili daha fazla bilgi sunacak.
James Webb’den evrenin ilk galaksilerine dair yeni veriler geldi
Yeni yılın ilk günü, James Webb Uzay Teleskobu (JWST) verilerine dayanan bir dizi çalışma kamuoyuna yansıdı. Araştırmalar, Büyük Patlama’dan sonraki ilk birkaç yüz milyon yıl içinde oluşmuş galaksilerin beklenenden daha hızlı olgunlaştığını ortaya koydu. Bulgular, erken evrenin yıldız oluşum hızına dair mevcut modellerin yeniden gözden geçirilmesine yol açtı.
İngiltere’de 166 milyon yıl öncesine ait 200 dinozor ayak izi bulundu
İngiltere’de yapılan kazılarda en uzununun 150 metreye ulaştığı dinozor ayak izi yolları keşfedildi. Oxfordshire’da bir taş ocağında yapılan kazılarda ocağın yalnızca bir kısmı kazıldığı için bu izler daha da uzun olabilir. 166 milyon yıl önceye ait dinozor ayak izlerinden şu ana kadar yaklaşık 200 tane bulundu.
NASA’nın Parker Solar Probe’u Güneş’le tarihi buluşmasından sağ salim çıktı
NASA’nın Parker Solar Probe uzay aracı, 24 Aralık 2024’te gerçekleştirdiği tarihi Güneş geçişinden sonra 1 Ocak 2025’te detaylı telemetri verilerini Dünya’ya iletti. 6,1 milyon kilometre mesafeden Güneş’in koronasını geçen araç, tüm sistemlerinin mükemmel durumda olduğunu bildirdi. Johns Hopkins Applied Physics Laboratory’deki görev kontrol ekibi, uzay aracının Güneş atmosferinde toplanan bilimsel verilerin Ocak ayı sonlarında iletilmeye başlanacağını açıkladı. Bu geçiş, insanlığın bir yıldızın atmosferinde yaptığı en yakın gözlemi temsil ediyor.
Dünya’ya 500 kilo ‘uzay çöpü’ düştü: Köyde ‘roket parçaları’ bulundu
Kenya’da bir köye 500 kilogram ağırlığında ‘uzay çöpü’ düştü. Söz konusu nesnenin bir roket taşıyıcısından geldiği düşünülen 2.5 metre çapında metal bir halka olduğu kaydedildi.
Alexandria Troas’ta zaman yolculuğu
Yeni yılın ilk gününde Türkiye’den önemli bir arkeolojik haber geldi. Çanakkale’deki Alexandria Troas antik kentinde yürütülen kazılarda, Helenistik döneme ait 2.200 yıllık devasa bir çarşı yapısı (agora) gün yüzüne çıkarıldı. Bu keşif, antik dönemdeki ticaret rotalarının ve liman kentlerinin ekonomik yapısının yeniden haritalandırılması açısından büyük önem taşıyor.
Astronomide gezegen geçidi dönemi başladı
Ocak ayının ilk günlerinde gökyüzünde nadir görülen bir gezegen dizilişi başladı. Venüs, Satürn ve Jüpiter gün batımıyla birlikte gökyüzünde görünmeye başlarken, Mars da gece ilerledikçe doğu ufkundan doğdu. Merkür ise şafak vaktinde Akrep Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Antares ile birlikte gözlemlenebildi. Bu kozmik hizalanma, astronom meraklıları için eşsiz bir gözlem fırsatı sundu.
Firavunun doktoru bulundu: 4 bin 100 yıllık tıp gizemi çözüldü
Mısır’ın Sakkara bölgesinde Fransız-İsviçreli bir ekip, Eski Krallık dönemine ait “Sarayın Başhekimi” Teti Neb Fu‘nun mezarını keşfetti. Mezarda bulunan hiyeroglif yazıtlar, doktorun akreplerle ilişkilendirilen tanrıça Serqet’in “büyücüsü” unvanını taşıdığını gösteriyor. Mezardaki yazıtlar, antik Mısırlıların tıp, diş hekimliği ve şifalı bitkiler konusundaki bilgilerinin sanılandan çok daha ileri olduğunu kanıtlayan detaylı tıbbi unvanlar içeriyordu.
Jüpiter’in yeni uyduları keşfedildi
Gökbilimciler, Jüpiter’in yörüngesinde iki yeni ay daha keşfettiklerini duyurarak toplam uydu sayısını 97’ye çıkardı. Aynı gün NASA, Güneş’e en yakın geçişini yapan Parker Solar Probe uzay aracından gelen son telemetri verilerini analiz etmeye başladı. Bu veriler, Güneş koronasındaki manyetik fırtınaların nasıl oluştuğuna dair devrim niteliğinde bilgiler içeriyor.
Aurora Borealis’in uzaydan çekilmiş görüntüleri ilk kez yayınlandı
Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan (ISS) dünyaya bakan NASA astronotu Don Pettit, Kuzey Işıkları’nın uzaydan çekilmiş büyüleyici görüntülerini sosyal medyada paylaştı. Yoğun yeşil parıltısıyla dikkat çeken aurora borealis, hem estetik hem de bilimsel açıdan hayranlık uyandırdı.
Füzyon enerjisinde dev kilometre taşı
Güney Fransa’daki ITER projesinde mühendisler, dünyanın en güçlü süper iletken mıknatıs sisteminin kurulumunu tamamladıklarını açıkladı. 150 milyon derece sıcaklıktaki plazmayı hapsedecek olan bu mıknatıslar, temiz ve sınırsız enerji kaynağı olan nükleer füzyon yolunda 2025’in en kritik teknik başarısı olarak kayıtlara geçti.
İnsanların 10 bin yıl önce kedileri yediği ortaya çıktı
Tel Aviv Üniversitesi’nden araştırmacılar, yaklaşık 10 bin yıl önce Levant bölgesindeki avcı-toplayıcıların tilki ve yaban kedisi tükettiğini ortaya koydu. Arkeolojik bulgular, bu hayvanların hem post hem de et için avlandığını gösteriyor.
Umman’da kayıp dilin şifresi çözüldü
Arkeoloji ve dilbilim dünyasını sarsan haber Umman’dan geldi. Yaklaşık 2.400 yıllık, daha önce çözülemeyen Dhofari yazıtları, bilim insanları tarafından deşifre edildi. Bu keşif, İslam öncesi Güney Arabistan halklarının inanç sistemlerini ve sanılandan farklı olan dil yapısını ilk kez gün ışığına çıkardı.
Merkür’ün Kuzey Kutbu’nun en net görüntüsü çekildi
Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) BepiColombo uzay aracı, Merkür’ün kuzey kutbunun detaylı görüntülerini ilk kez bu kadar net bir şekilde Dünya’ya gönderdi. Merkür’ün kutup bölgelerindeki kalıcı gölgede kalan kraterlere daha net bir bakış sunuyor. Bu kraterler özellikle önemli çünkü bilim insanları burada su buzunun varlığına dair kanıtlar arayışında.
Aspendos’ta Hermes’in dönüşü
Antalya’daki Aspendos Antik Kenti‘nde yürütülen kazılarda, Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait, kaidesiyle birlikte 165 santimetre boyunda bir Hermes heykeli gün yüzüne çıkarıldı. Zeus’un habercisi ve ticaretin koruyucusu olarak bilinen tanrıyı tasvir eden bu mermer heykelin, MS 2. yüzyılın sonu ile 3. yüzyılın başına ait olduğu belirlendi. Aynı alanda Afrodit ve Eros figürlerine ait olduğu düşünülen başlar da bulundu.
Mars’tan 100 bininci kare
Uzay araştırmalarında tarihi bir an yaşandı. NASA’nın Mars yörüngesindeki emektar uydularından birinin kamerası, Kızıl Gezegen’den 100.000’inci görüntüsünü başarıyla Dünya’ya iletti. Bu kare, Mars yüzeyindeki rüzgar erozyonunun (aeolian processes) zaman içindeki değişimini analiz etmek için kullanılan yüksek çözünürlüklü bir krater görüntüsüydü.
Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan karbon takibi
NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) üzerinde bulunan OCO-3 ve EMIT cihazlarından gelen verilerin, yerdeki elektrik santrallerinden yayılan karbon emisyonlarını artık nokta atışı hassasiyetiyle ölçebildiğini duyurdu. Bu teknoloji, iklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimlere gerçek zamanlı veri sağlama imkanı tanıyan devrim niteliğinde bir adım olarak kabul edildi.
Güneş Sistemi dışındaki bir gezegende aşırı şiddetli rüzgar tespit edildi
Avrupa Güney Gözlemevi, 500 ışık yılı mesafede bulunan dev gaz gezegeni WASP-127b’de saatte 33 bin kilometreye ulaşan rüzgarın tespit edildiğini duyurdu. Bunun, şimdiye kadar tespit edilen en şiddetli rüzgar olduğu belirtildi.
Moğolistan’da İlteriş Kağan Anıtı’nda yeni bulgular bulundu
Arhangay bölgesindeki Nomgon-2 Anıt Külliyesi’nde yapılan çalışmalarda, İkinci Türk Kağanlığı’nın kurucusu İlteriş Kutlug Kağan’a ithaf edilen yazıtlarda Çince hiyerogliflerle yazılmış metinler incelendi. MS 7. yüzyıla tarihlenen bu anıtta toplam 15 satır Göktürk yazısı ve yaklaşık 290-300 Çince hiyeroglif tespit edildi.
Hindistan uzayda kenetlenme misyonunu başarıyla tamamlayan 4. ülke oldu
Hindistan Uzay Araştırma Ajansı (ISRO), SpaDeX misyonunu başarıyla tamamladığını açıkladı. ISRO uydusunun kenetlenmesiyle Hindistan; Rusya, ABD ve Çin’den sonra uzayda insan müdahalesi olmadan kenetleneme görevini başarıyla tamamlayan 4’üncü ülke oldu.
Bilim insanları arılara yardım etmek için uçan robot böcek üretti
ABD’nin Massachusetts eyaletindeki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) bilim insanları, arı popülasyonunun düşüşünü engellemek ve tozlaşmadaki rollerine yardım etmek için uçan mini robotlar üretti. Meyve sineğinden daha hızlı çift takla atabilen bu robot arı, diğer robotlardan 100 kat daha uzun süre havada kalabiliyor.
Altı gezegen gökyüzünde sıralandı
Satürn, Venüs, Neptün, Uranüs, Jüpiter ve Mars‘ın aynı hat üzerinde dizildiği az rastlanan olay Hatay’ın İskenderun ilçesindeki Ispatan Yaylası’nda uzun pozlama tekniği ile fotoğraflandı.
Bilim insanları tekrarlayan radyo sinyalleri tespit etti
Astronomlar, hızlı radyo patlamaları (FRB) olarak bilinen kısa ancak son derece güçlü radyo dalgalarının bir kaynağını daha belirledi. Ancak bu kez sinyaller, bilim dünyasında ‘ölü galaksi’ olarak adlandırılan ve yeni yıldız oluşumunun durduğu bir galaksiden geliyordu. Keşfedilen radyo patlamaları, yaklaşık 2.5 milyar ışık yılı uzaklıktaki bir eliptik galaksiden yayıldı. Bu tür galaksilerde genellikle enerji üretimini sağlayan süreçlerin büyük ölçüde sona erdiği düşünülüyor. Ancak bu FRB’lerin kaynağının, ölü galaksilerde bile güçlü enerji patlamalarının gerçekleşebileceğini gösterdiği düşünülüyor.
Bilim insanları asteroitte DNA’nın temel bileşenlerini buldu
Bilim insanları, uzay aracının Bennu adlı asteroitten getirdiği meteor tozunu inceledi. İnceleme sonuçlarına göre meteorda, proteinleri oluşturan amino asitler, DNA’nın temel bileşenleri olan nükleobazlar, zengin mineraller ve binlerce organik bileşik bulunuyor. Kısaca gök taşında yaşamın yapı taşları var.
YR4 gök taşının 10 yıl içinde Dünya’ya çarpabilileceği duyuruldu
Gökbilimciler, 60 metre çapında ve 2032 yılında Dünya’ya çarpma ihtimali olan yeni bir asteroit keşfetti. ‘2024 YR4’ adı verilen bu gök taşı, Aralık 2032’de Dünya’ya 106 bin kilometre kadar yaklaşabilir. Ancak yörüngesindeki belirsizlikler nedeniyle çarpışma riski de göz ardı edilmiyor.

Uçsuz bucaksız boşlukta mahsur kalan kadın astronot uzay yürüyüşünde rekor kırdı
ABD’li astronot Suni Williams, toplam 62 saat 6 dakikalık uzay yürüyüşüyle bir rekora imza attı! Daha önce Peggy Whitson’a ait olan 60 saat 21 dakikalık rekoru geride bırakan Williams, uzay yürüyüşü süresiyle en uzun süre uzayda yürüyen kadın astronot unvanını kazandı.
Uranüs’ün yeni uydusu keşfedildi
James Webb Uzay Teleskobu ile elde edilen görüntülerde Uranus etrafında yeni bir iç uydu tespit edildi; geçici adıyla S/2025 U 1 olarak adlandırıldı. Yaklaşık 8-10 km çapındaki bu küçük ay, Uranus’un iç uydu sistemine yeni bir pencere açıyor.
Buzul çağı insanlarında yanak piercingi keşfedildi
Orta Avrupa’da Paleolitik döneme ait iskeletlerde yapılan incelemelerde, 10 yaşındaki çocukların bile yanaklarına takılan piercinglerden kaynaklanan diş aşınmaları tespit edildi. Çek Cumhuriyeti’ndeki Dolní Vestonice bölgesinde bulunan Buzul Çağı dişlerinin yan tarafındaki mine aşınmaları, bu piercinglerin büyük olasılıkla grup aidiyetini simgelediğini gösteriyor. Bu bulgular, 25.000 yıl öncesine uzanan vücut süsleme geleneğine ışık tutuyor.
Kazakistan’da Sarmat medeniyetine ait altın hazineler bulundu
Hazar Denizi’nin kuzeyindeki Atyrau bölgesinde yapılan kazılarda, Sarmat medeniyetine ait 1.000’den fazla eser ortaya çıkarıldı. Bunlardan yaklaşık 100’ü altın süs eşyaları ve takılar içeriyor. Leopar, yaban domuzu ve kaplan tasvirlerinin yer aldığı bu eserler, “hayvansal” Sarmat sanat tarzını yansıtıyor. Ayrıca nadir bulunan iki ahşap kâse ve altın saplı mihenktaşları da keşfedildi.
Tuz tanesi büyüklüğünde yapay zeka çipi üretildi
Araştırmacılar, tuz tanesinden daha küçük ve optik fiber ucuna monte edilebilen bir yapay zeka çipi geliştirdi. “Difraktif sinir ağı” kullanan bu çip, görüntüleri ışık hızında ve çok düşük enerjiyle çözümleyebiliyor. Bu teknoloji, tıbbi görüntüleme ve kuantum iletişim teknolojilerinde devrim yaratma potansiyeli taşıyor. Elektrik kullanmadan hesaplama yapabilen bu pasif optik katmanlar, yapay zeka çiplerinin geleceğini şekillendiriyor.
Meksika’da lidar teknolojisiyle zapotek şehri ortaya çıktı
Lidar teknolojisi kullanılarak Meksika’nın güneybatısındaki Guiengola antik şehrinin tam kapsamı ortaya çıkarıldı. 14. ve 15. yüzyıllarda kurulan Zapotek şehri, 360 hektarlık alanı kaplıyor ve 1.100’den fazla bina, 4 kilometre uzunluğunda surlar içeriyor. Şehir planlama sistemi, tapınaklar, toplumsal alanlar ve oyun sahaları içeren düzenli bir yerleşimi gösteriyor. Bu keşif, İspanyol fatihlerinden önce Mezoamerika’daki karmaşık şehir yapılarına dair önemli bilgiler sunuyor.
Antik çağın en değerli eserlerinden Marcus Aurelius heykeli Türkiye’ye dön
ABD’nin Cleveland Sanat Müzesi koleksiyonunda bulunan ve Burdur’daki Boubon Antik Kenti’nden kaçırıldığı bilimsel ve hukuki çalışmalarla kanıtlanan Marcus Aurelius heykelinin Türkiye’ye iadesi kararlaştırıldı. Antik çağın en önemli bronz eserlerinden biri olan heykel, 60 yılı aşkın süredir süren mücadelenin ardından vatanına döndü.
Örümcekleri ‘zombiye’ çeviren yeni bir mantar türü keşfedildi
Bilim insanları, mağara örümceklerini zombiye çeviren ve ölü bedenlerini sporlarını yaymak için kullanan yeni bir mantar türü keşfetti. ‘Gibellula attenboroughii’ olarak adlandırılan bu mantar, örümceklerin davranışlarını kontrol ediyor ancak beyni nasıl etkiledi konusunda uzmanlar şimdilik bir yanıt bulamıyor.
Afrika kıtasının bölündüğü ve yeni bir okyanusun oluşacağı ortaya çıktı
Yeni bir araştırma yayınlayan bilim insanlarına göre Afrika kıtası yavaş yavaş ikiye ayrılıyor. Büyük Rift Vadisi’nde meydana gelen tektonik hareketler, kıtanın doğu kısmını ayırarak milyonlarca yıl içinde yeni bir okyanus oluşturacak.
Mars’ın halkasının oluşmaya başladığı açıklandı
Güneş Sisteminin dördüncü gezegeni Mars’ın halkalarının olabileceği açıklandı. Buna göre Mars’ın uydusu parsa doğru çekiliyor ve ve Mars’a çarparsa parçalrı Mars’ın etrafında halka haline dönüşebilir. Ayrıca Bu durum, Ay’ın da Marsa gittikçe yaklaşırken, Dünya’dan uzaklaşmasına sebebiyet veriyor.
Antik Mısır tarihi yeniden yazıldı: 3 bin yıllık kayıp ‘Altın Şehir’ bulundu, çölün altı hazine dolu çıktı
Mısır’ın çöllerinde 3 bin yıl boyunca kayıp olan “Altın Şehir” yeniden gün yüzüne çıktı. Arkeologlar, eski altın madenciliği tesisleri, tapınaklar ve atölyelerle dolu devasa bir kompleks keşfetti. Antik Mısırlıların altın işleme teknikleri, Ptolemaios hamamları ve Greko-Romen dönemi eserleri bu keşifle gün yüzüne çıktı.
Türkiye’nin altında devasa bir yarık keşfedildi: Anadolu’nun Ortadoğu’dan ayrıldığı ortaya çıktı
Göttingen Üniversitesi’nden araştırmacılar, Türkiye’nin güneydoğusundan İran’a kadar uzanan devasa bir yarık keşfetti. Bu yarığın eski Tetis Okyanusu’ndan kalan okyanusal bir levhanın kopması sonucu oluştuğu belirtiliyor. Türkiye’deki jeolojik hareketlilik maden aramalarından deprem risklerine kadar birçok alanda önemli ipuçları sunuyor.
Rus Kozmonot Vagner, yüksek lisans tezini Uluslararası Uzay İstasyonu’nda savundu
Kozmonot ve Rusya Devlet Başkanlığı Ulusal Ekonomi ve Kamu Yönetimi Akademisi (RANEPA) öğrencisi Vagner, yüksek lisans tezini dünyada ilk kez uzaydan savundu.

Tarihi başarı: İlk ticari ay inişi gerçekleşti, Ay’da Güneş’in batışı ilk kez yüksek çözünürlükte görüntülendi
Firefly Aerospace’in Blue Ghost uzay aracı, 2 Mart 2025 TSİ 11:34’te Ay’ın Mare Crisium bölgesine başarıyla indi. Bu iniş, tam anlamıyla başarılı ilk ticari Ay inişi olarak tarihe geçti. NASA’nın 10 bilimsel aracını taşıyan Blue Ghost, Mons Latreille yakınlarına güvenli bir şekilde kondu. Firefly bu başarıyla, 1972’den bu yana ABD’nin Ay yüzeyine başarıyla inen ilk uzay aracını göndermesini sağladı. Apollo programından sonra 50 yıldan fazla bir süre sonra gerçekleşen bu olay, Ay keşfinin yeni bir dönemini başlattı. Blue Ghost, inişten sonra ilk 24 saatte Ay yüzeyinden yüksek çözünürlüklü görüntüler iletmeye başladı. Uzay aracının tüm bilimsel aletleri aktif hale geldi. NASA’nın 10 farklı deneyi Ay’ın jeolojik yapısını incelemeye başladı.
CIA’nın kapatılan gizli ‘X-Files’ projesinde çalışan eski ajan gördüklerini açıkladı: Mars’ta kemikler bulduk
Eski CIA ajanı Joseph McMoneagle, Mars’ta bir zamanlar dev insanların yaşadığına dair ‘kanıtlar’ gördüğünü öne sürdü. 1984 yılında CIA’in gizli projesinde ‘uzaktan görüntüleme’ yöntemiyle Mars’a baktığını ve antik yapılar ile dev insanlara ait kalıntıları gözlemlediğini söyledi.
Buzlar eridi, arkeolojik bulgular ortaya çıktı
Norveç’te yürütülen kazılarda 4 bin 500’den fazla eser keşfedildi. Bilim insanları, bulunan ok uçları, eldivenler ve gizemli nesnelerin, antik ticaret yolları ve yaşam hakkında kritik ipuçları sunduğunu belirtiyor.
Mamut Genleriyle “Yünlü Fare” Yaratıldı
Colossal Biosciences şirketi, mamut türlerinin özelliklerini taşıyan ilk “yünlü fare”yi yarattığını duyurdu. Sekiz değiştirilmiş gen içeren fare, soğuğa adaptasyon özelliklerini gösterdi. Bilim insanları, bu başarının yok olmuş mamut türlerinin geri getirilmesi projesi için önemli bir adım olduğunu belirtti. Araştırma, genom mühendisliği hedeflerinin doğrulanması için bir platform sağlıyor ve soğuk iklim adaptasyonu mekanizmalarını anlamamıza yardımcı oluyor.
1.5 milyon yıllık kemik aletler bulundu: İnsan yapımı en eski şeylerdne biri
Mart ayı yayımlandığında Nature dergisinde çıkan çalışmada, Tanzanya’daki Olduvai Geçidi’nde bulunan ve bilinen en eski insan yapımı kemik aletler olduğu düşünülen 1,5 milyon yıllık parçalar üzerinde duruldu. Bu keşif, tarih öncesi hominin teknolojisinin karmaşıklığına dair önemli kanıtlar sunuyor.
İtalyan bilim insanları işığı ilk kez ‘süper katı’ maddeye dönüştürdü
İtalya’daki araştırmacılar, ışığı süper katı (supersolid) hale getirmeyi başaran ilk ekip oldular. Bu başarı, kuantum fiziği alanında çığır açıcı bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Süper katılar, hem katı hem de süperakışkan özellikler gösteren egzotik madde halleri. Işığın bu forma dönüştürülmesi, kuantum bilgisayarlar ve ileri malzeme bilimi için yeni olanaklar sunuyor. Bilim dünyası bu keşfi, maddenin doğasını anlamamızda yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirdi.
2024–2025 yıllarında uzayda mahsur kalan iki NASA astronotu nihayet Dünya’ya döndü
NASA astronotları Sunita “Suni” Williams ve Barry “Butch” Wilmore, Haziran 2024’te Boeing’in Starliner aracıyla Uluslararası Uzay İstasyonu’na gitmiş ancak araçtaki teknik arızalar nedeniyle planlanan kısa görevlerinin ardından Dünya’ya dönemeyerek yaklaşık dokuz ay boyunca ISS’te mahsur kalmıştı; Starliner mürettebatsız geri dönerken astronotlar, SpaceX Crew Dragon kapsülüyle 18 Mart 2025’te Dünya’ya dönerek Florida açıklarında başarılı bir suya iniş yaptı.
Batı Avrupa’daki en eski insan kalıntısı bulundu: ‘Homo affinis erectus’
İspanya’da bulunan 1.1 ila 1.4 milyon yıl öncesine ait fosil, Batı Avrupa’daki en eski insan kalıntısı olarak, ‘Homo affinis erectus’ türünün Avrupa’ya ulaşan ilk insan türü olduğunu ortaya koydu.
Mars’ta bilim dünyasını şaşırtan keşif: Yoğun yağış alan sıcak iklimlerde oluşan kayaçlardan bulundu
NASA’nın Perseverance keşif aracı, Mars’ın Jezero Krateri’nde gizemli kayaçlar keşfetti. Bilim insanlarını hayrete düşüren bu taşlar, çok sıcak ve nemli koşullarda oluşabilecek mineraller içeriyor.
Bilim insanlarının 10 yıldır üzerinde kafa yorduğu problemi yapay zeka iki günde halletti
Imperial College London‘dan araştırmacılar, süper bakterilerin antibiyotiklere karşı nasıl direnç kazandığını, ‘co-scientist’ adlı yapay zeka aracına sordu. Araç, analiz ettiği mevcut kanıtları değerlendirerek birkaç hipotez sundu ve bunlardan biri bilim insanlarının 10 yıllık çalışmayla ulaştığı doğru sonuçtu.
Yılın ilk Güneş tutulması 29 Mart’ta gerçekleşti
2025’in ilk güneş tutulması 29 Mart’ta gerçekleşti. Halka şeklinde gözlemlenecek bu gökyüzü olayı, ABD, Grönland ve Atlantik Okyanusu üzerinden izlenebildi. İstanbul saatiyle 19.00’da başlayan tutulma Türkiye’den görülmedi. 2025’te ikinci tutulma ise 23 Eylül’de yaşandı.
Mars toprak verilerinde organik izler bulundu
NASA’nın Curiosity keşif aracı, Mars’ta şimdiye kadar bulunan en büyük organik bileşikleri ortaya çıkardı. Bilim insanları, bu keşfin Kızıl Gezegen’de milyarlarca yıl önce yaşam olasılığını güçlendirdiğini söylüyor.
Yeni dinozor türü keşfedildi
Kanada’daki araştırmacılar, milyonlarca yıl önce yaşamış olan ve üç parmaklı olan Terizinozor grubuna ait olmasına rağmen, iki parmaklı pençelere sahip yeni bir dinozor türü keşfetti. Türün yaklaşık 260 kilogram ağırlığında olduğunu ifade ettiler.
Dicle Havzası’nda 3 bin yıllık sulama ağı keşfedildi
Irak’ın kuzeyinde yürütülen arkeolojik saha çalışmalarında, Yeni Asur dönemine tarihlenen geniş ölçekli bir sulama ve kanal sistemi haritalandı. Bulgular, Mezopotamya’da merkezi planlamanın sanılandan daha ileri olduğunu ortaya koydu.
Daha düşük frekanslı yerçekimi dalgaları tespit edildi
European Space Agency (ESA) bağlantılı araştırmacılar, yer tabanlı dedektörlerle daha önce ölçülemeyen düşük frekanslı yerçekimi dalgalarına dair güçlü aday sinyaller raporladı. Bu gelişme, erken evren modelleri için yeni bir pencere açtı.
Amazon Havzası’nda çok katmanlı antik yerleşimler ortaya çıtı
Lidar taramalarıyla Amazon ormanlarında, birbiri üzerine inşa edilmiş farklı dönemlere ait yerleşim katmanları tespit edildi. Keşif, bölgenin tarih öncesinde “boş orman” değil, yoğun nüfuslu bir kültürel peyzaj olduğunu bir kez daha doğruladı.
Orta Asya’da erken türk yerleşimleri keşfedildi
Moğolistan-Altay hattında yürütülen kazılarda, erken Türk topluluklarına ait yeni yerleşim ve mezar yapıları belgelendi. Bulgular, göçebe-yerleşik geçişin sanılandan daha erken başladığını gösteriyor.
Felçli kadın 18 yıl sonra ilk kez konuştu: Yapay zeka düşünceyi sese dönüştürdü
Bilim insanları, beyin implantı ve yapay zeka teknolojisini birleştirerek, 18 yıldır konuşamayan felçli bir kadının zihnindeki sözcükleri gerçek zamanlı olarak sese dönüştürmeyi başardı. Cihaz, hastanın beynine yerleştirilen elektrotlarla kişinin gençlik ses kayıtlarından öğrenen bir algoritma sayesinde düşünceleri söze çevirmeyi başardı.
İnsanlarla muhabbet kuşlarının beyinleri arasında benzerlik keşfedildi
ABD’de New York Üniversitesi Langone Tıp Merkezi’nde yapılan araştırmalar, muhabbet kuşlarının beyinlerinin, ses üretimi sırasında insan beynine benzer şekilde çalıştığını ortaya koydu. Bilim insanları, papağan türlerinin yaşam boyu yeni kelimeler öğrenebildiğini ve sesleri yaratıcı bir şekilde birleştirdiğini belirtti.

Bilim insanları saç dökülmesini tedavi edecek bir protein keşfetti
Uluslararası bir bilim insanları ekibi, saç uzamasında ve saç köklerinin korunmasında önemli rol oynayan bir proteinin keşfedildiğini duyurdu.
2 bin 500 yıllık sır gün yüzüne çıktı: Antik Mısır arkeologları firavunun mezarında gizli ‘Yaşam Evi’ keşfetti
Mısır’ın Luksor kentindeki Ramesseum Tapınağı yakınlarında yapılan kazılarda, Antik Mısır’da bilim ve eğitim merkezi olarak kullanılan “Yaşam Evi” bulundu. 2.500 yıl öncesine ait bu yapı, rahiplerin dini metinler ve tarihi kayıtları incelediği ilk okul yapılarından biri olarak kabul ediliyor.
12 bin yıl önce nesli tükenmiş korkunç kurtlar ‘diriltildi’
Amerikan biyoteknoloji ve genetik mühendisliği şirketi Colossal Biosciences, Game of Thrones dizisiyle ‘korkunç kurtlar’ (dire wolves) olarak ün kazanan ve 12 bin yıl önce nesli tükenen bir kurt türünü ‘diriltti.’ Yeni doğan iki erkek kurda, efsaneye göre dişi bir kurt tarafından büyütülen Roma’nın kurucuları Romulus ve Remus, dişi olana ise Game of Thrones dizisinin karakteri onuruna Khaleesi adı verildi.
Ay’ın bugüne kadarki en yüksek çözünürlüklü yerçekimi haritası yayımlandı
NASA ve European Space Agency iş birliğiyle yürütülen analizlerde, Ay yüzeyinin bugüne kadarki en yüksek çözünürlüklü yerçekimi haritası yayımlandı. Harita, yeraltı kütle anomalilerini ve eski çarpma havzalarını daha net biçimde ortaya koydu.
Antik Mısır’ın zanaatkar mahallesi bulundu
Mısır’daki kazılarda, Yeni Krallık dönemine ait bir zanaatkâr ve işçi mahallesi gün yüzüne çıkarıldı. Ev düzenleri, fırınlar ve atölyeler; piramit ve tapınak inşasında çalışan sınıfların günlük yaşamına dair yeni veriler sundu.
Nuh’un Gemisini bulmak için Ağrı’da harekete geçildi
Türkiye’nin Ağrı kentinde olduğuna inanılan Nuh’un Gemisinin kalıntılarını ortaya çıkarmak için bilim insanları harekete geçti. Yapılacak kazılarla Türkiye’nin doğusundaki 164 metrelik jeolojik bir yapı olan Durupınar Oluşumu’nda geminin gerçekliğinin kanıtı bulunmaya çalışılacak. Arkeologları kazıya götüren kanıtlar arasında Durupınar Oluşumu’ndan alınan kaya ve toprak örnekleri yer aldı. Bölgedeki toprakta kil benzeri malzemeler, deniz tortuları ve yumuşakçalar dahil olmak üzere deniz ürünleri kalıntıları tespit edildi.
Antik Çin’de erken yol ağları bulundu
Çin’de yapılan kazılarda, MÖ 1. binyıla tarihlenen geniş bir yol ve menzil ağı belirlendi. Bulgular, erken Çin devletleşmesinde lojistik ve merkezi planlamanın rolünü vurguluyor.
Aşırı koşullarda yaşayabilen okyanus dibi hayvanı keşfedildi
Derin deniz sondajlarında, yüksek basınç ve sıcaklık altında yaşayabilen yeni mikroorganizma türleri tanımlandı. Keşif, Dünya’daki yaşam sınırlarının ve olası uzay yaşamı senaryolarının yeniden değerlendirilmesine yol açtı.
Dört yıl önce ölen müzisyenin beyni diriltildi: Kök hücreleriyle yaratılan mini beyinle senfoni üretiyor
Avustralya’da sergilenen “Yeniden Canlandırma” enstalasyonu, dört yıl önce ölen besteci Alvin Lucier’in DNA’sından elde edilen kök hücrelerle yaratılan bir mini beyinle senfoni üretiyor. Canlı beyin gibi çalışan bu yapı, çevresel seslere yanıt vererek ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunuyor.
Astronomi tarihinde bir ilk: Uzayda ‘ters yörünge’ yanlışlıkla keşfedildi
Bilim dünyası tesadüfen keşfedilen yeni gezegen sistemiyle sarsıldı! 120 ışık yılı uzaklıkta bulunan ve iki kahverengi cüce etrafında 90 derece açıyla dönen gezegen, kutupsal yörüngesiyle tarihe geçti. “Başarısız yıldızlar” arasında dönen bu gizemli gezegen, evrenin sırlarını yeniden yazabilir.
Güneş Sistemi ötesinde yaşamın ‘en güçlü kanıtı’ bulundu
Yıllardır merak edilen bir sorunun cevabı olabilecek bir iz ortaya çıkarıldı. Gök bilimcilerin bildirdiğine göre Güneş Sisteminin ötesinde ‘dünya dışı yaşam’ın varlığına dair ‘en güçlü kanıt’ bulundu. Bilim insanlarına göre, James Webb uzay teleskobunun K2-18 b adlı gezegene ilişkin gözlemleri, Dünya’da yalnızca yaşam tarafından üretildiği bilinen iki bileşiğin kimyasal izlerini ortaya çıkardı. Dimetil sülfür (DMS) ve dimetil disülfür (DMDS) kimyasallarının tespiti, uzaylı biyolojik aktivitesinin kanıtı anlamına gelmeyecek, ancak evrende yalnız olup olmadığımız sorusunun cevabını bize çok daha yakınlaştırabilir gibi gözüküyor.
Fizik kurallarını alt üst eden yeni madde keşfedildi
Chicago Üniversitesi ve San Diego Kaliforniya Üniversitesi’nden araştırmacılar, termodinamiğin temel ilkeleriyle çelişen bir madde keşfetti. Bu yeni “metastabil” madde, ısı karşısında hacmini küçültürken, yüksek basınç altında beklenmedik biçimde genişliyor. Keşif, Nature dergisinde yayımlandı.
Bilim insanları yeni bir renk keşfetti: Bu rengi sadece 5 kişi gördü
Bilim insanları tarafından yeni bir renk keşfedildi. İnsan gözünün daha önce hiç algılamadığı bir renk bulduklarını iddia eden bilim insanları, bu rengi yalnızca lazer yardımıyla görmenin mümkün olduğunu belirtti. Mavi ve yeşilin yeni bir tonu olan bu rengin, bilinen tonlardan çok daha yoğun olduğu öne sürülüyor.

Evrenin en parlak kozmik patlamasının sırrı 20 yıl sonra keşfedildi
Columbia Üniversitesi’nde yapılan çarpıcı bir araştırma, 2004 yılında gözlemlenen gama ışını patlamasının, altın ve platin gibi ağır elementlerin oluşumuna neden olduğunu ortaya koydu. Patlamanın etkileri, 20 yıl sonra detaylı olarak anlaşıldı.
İnsanlığı yok oluştan kurtaracak sayı açıklandı
Filipinler Los Banos Üniversitesi’nin yeni araştırmasına göre, kadın başına en az 2.7 çocuk doğmadığı sürece, insan nüfusunun uzun vadede kaçınılmaz şekilde azalacağı öngörülüyor.
Jeologlar Mosasaur fosili keşfetti
Yaklaşık 82-66 milyon yıl öncesine ait dev bir deniz kertenkelesi fosili keşfedildi. Mosasaur türüne ait olduğu belirlenen fosil, 9 bin kilograma varan ağırlığı ve 15 metrelik boyuyla, dönemin en büyük yırtıcısıydı.
Samanyolu’ndaki Ophion Yıldız Ailesi binlerce parçaya ayrıldı
Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) yüksek çözünürlüklü uzay teleskobu Gaia, Samanyolu Galaksisi’nde alışılmadık davranışlar sergileyen yeni bir yıldız ailesi keşfetti. Bu yapı, “Ophion” adıyla adlandırıldı ve 1.000’den fazla genç yıldız içeriyor. Yıldız grubu, benzer yapılarla karşılaştırıldığında alışılmadık biçimde hızlı ve düzensiz bir şekilde dağılma eğiliminde.
Patladığını en son Neandertallerin gördüğü yanardağ harekete geçti
Bolivya’nın And Dağları’nda bulunan ve 250 bin yıldır hareketsiz olan Uturunco Yanardağı, artan sismik aktiviteler ve gaz emisyonlarıyla yeniden canlanma belirtileri gösterdi. Bilim insanları, bu gelişmenin La Paz ve Santiago gibi büyük şehirler için potansiyel bir tehdit oluşturabileceği konusunda uyardı. Bu yanardağın patladığını en son Neandertaller görmüştü.
Tarihi keşif: ‘Evrenin derinliklerinde hayat sinyali olabilir’
NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu, Dünya’dan yaklaşık 155 ışık yılı uzaklıktaki HD 181327 adlı genç bir yıldız sisteminde kristalize su buzu tespit etti. Bu, güneş sistemimizin dışında su buzunun varlığının ilk doğrudan kanıtı olarak kabul edildi.
Dünya’ya 50 yıl sonra getirilen ilk Ay taşı örnekleri Çin’den İngiltere’ye ulaştı
Yaklaşık yarım yüzyıldır Dünya’ya getirilen ilk Ay taşı örnekleri Çin’den İngiltere’ye ulaştı. Sadece milimetre boyutundaki bu nadir toz taneleri, artık Milton Keynes’teki yüksek güvenlikli bir tesiste, kilitli bir kasada saklanıyor. Bu olağanüstü örnekleri İngiltere’de inceleme ayrıcalığına sahip tek bilim insanı olan Profesör Mahesh Anand, Ay tozunu “altın tozundan daha değerli” olarak tanımlıyor. Anand “Dünyada hiç kimse Çin’in bu örneklerine erişemedi. Bu yüzden bu büyük bir onur ve ayrıcalık,” ifadelerini kullandı.
6. yüzyıla ait Kağan parası bulundu: Türk tarihini 150 yıl geriye çekti
Özbekistan’ın başkenti Taşkent yakınlarında 6. yüzyıla tarihlenen “Türk-Kağan” yazılı bir sikke bulundu. Bu tarihi buluş, Batı Göktürk Kağanlığı dönemine ait olarak sınıflandırılıyor. Prof. Dr. Gaybulla Babayarov, sikkede yer alan ifadelerin Türk tarihini yeniden yazdıracak nitelikte olduğunu belirtti.
Yüzlerce dinozorun kalıntılarına ev sahipliği yapan dev bir toplu mezar bulundu
Kanada’nın Alberta eyaletindeki yemyeşil ormanların yamaçlarının altında, binlerce dinozorun kalıntılarına ev sahipliği yapan dev toplu mezar, “Ölüm Nehri” adıyla biliniyor. Ölüm Nehri Pipestone Creek’te bugüne kadar yapılan kazılarda 8 bine yakın dinozor kemiği bulundu. Arkeologlar, yıllardır bu eşsiz fosil alanında kazı yaparak 72 milyon yıllık büyük bir gizemi çözmeye çalıştı.
Bilim insanları açıkladı: Venüs jeolojik olarak ‘canlı’ olabilir
Yeni araştırmalar, uzun süredir jeolojik olarak durağan bir dünya olarak görülen Venüs’ün, iç dinamikler açısından Dünya’ya önceki düşüncelerden daha fazla benzeyebileceği görüşünü güçlendirdi.
Yapay zekanın gözünden alternatif bir dünya tarihi
Sovyet birlikleri, Nazi Almanyası’nı yenilgiye uğratmasaydı dünyaya ne olurdu? Sputnik, Büyük Anavatan Savaşı’nda kazanılan Zaferin 80. yıl dönümünde arşiv belgelerine dayanılarak Hitler’in planlarının alternatif bir geleceğinin yazıldığı ve görsellerin yapay zeka tarafından oluşturulduğu kapsamlı bir proje dikkatinize sundu.
5 bin yıllık ‘Küllüoba ekmeği’ tanıtıldı
Eskişehir Küllüoba Höyüğü kazısında gün yüzüne çıkarılan 5 bin yıllık Küllüoba ekmeği tanıtıldı. Gömülü haldeki evin eşik kısmına çok yakın bir yerde bulunan ekmek, 2.5 santimetre kalınlığında, 12.5 santimetre genişliğinde. Tüp halinde bulunan ekmek formu bilinen, mayalanmış, pişirilmiş ilk örnek.
Azteklerin korkunç ritüeli binlerce yıl sonra gün yüzüne çıktı: ‘Gelmiş geçmiş en rahatsız edici arkeolojik keşif’
Meksika’nın başkenti Mexico City’de yapılan kazılarda, Aztek dönemine ait bir tapınağın kalıntıları arasında insan kafataslarından oluşan devasa bir kule bulundu. Bu keşif, Azteklerin insan kurban etme ritüellerine dair bilinenleri derinleştirirken, yaşam-ölüm döngüsüne bakış açılarını da yeniden gündeme getiriyor.
James Webb’den tarihi keşif: ‘Evrenin derinliklerinde hayat sinyali olabilir’
James Webb Uzay Teleskobu, Dünya’dan 155 ışık yılı uzaklıktaki HD 181327 yıldız sisteminde kristalize su buzu tespit etti. Bu keşif, gezegen oluşumu ve yaşamın evrende yaygınlığı hakkında önemli ipuçları sunuyor. Su buzu, tozlu enkaz diskinde bulunarak, yaşamın yapı taşlarının evrende yaygın olabileceğini gösterdi.
Bilim insanları, Plüton’un çok ötesinde yeni bir gökcismi keşfetti
Güneş Sistemi’nin uç noktalarında sessizce dolanan yeni bir gökcismi tespit edildi. “2017 OF201” olarak adlandırılan bu cisim, Neptün’ün ötesindeki trans-Neptün bölgesinde yer alıyor ve yaklaşık 700 kilometrelik çapıyla bilim dünyasında heyecan yarattı.
Yapay zeka, duygusal zeka testlerinde insanları geride bıraktı
İsviçre’de yürütülen bir bilimsel araştırma, yapay zeka sistemlerinin sadece bilgi işleme değil, aynı zamanda ‘duygusal zeka alanında da insanları geride bırakabileceğini’ ortaya koydu. Çalışmada farklı yapay zeka modelleri, insanlar üzerinde uygulanan standart duygusal zeka (emotional quotient, EQ) testlerine tabi tutuldu. Sonuçlar şaşırttı. Yapılan testlerin sonuçlarına göre, yapay zeka modelleri verilen duygu durumlarına daha doğru yanıtlar verirken, özellikle empati kurma ve duygusal tepkileri analiz etme gibi alanlarda insanlardan daha yüksek puanlar aldı.
286 gün uzayda kaldılar, Dünya’ya uyum sağlayamadılar
8 günlük görevleri 9 aya uzayan ve teknik aksaklıklar nedeniyle 286 gün boyunca uzayda mahsur kalan astronotlar Wilmore ve Williams, Dünya’ya dönüşlerinin ardından zorlu iyileşme sürecine girdi.
Dünya’nın çekirdeğinde, yer yüzünde olduğundan daha çok altın olduğu tespit edildi
Bilinenin aksine Dünya’nın en büyük altın rezervleri yeryüzünde değil. Göttingen Üniversitesi’nden bilim insanları, asıl servetin çok daha derinlerde, tam 3 bin kilometre yerin dibinde yattığını, zamanla altın ve diğer değerli madenlerin yeryüzüne sızdığını ortaya koydu.
Tıbbi malzeme yiyen hastane bakterisi bulundu
Bilim insanları, hastanelerde yaygın olarak görülen ve enfeksiyonlara yol açan Pseudomonas aeruginosa adlı bakterinin, tıbbi plastikleri besin kaynağı olarak kullanabildiğini ortaya çıkardı. Bakteri dünya genelinde yılda yaklaşık 559 bin ölüme neden olmuştu.
Yapay zeka kapatılma komutlarını reddediyor: Bilim insanlarında ciddi bir kontrol kaybı endişesi oluştu
OpenAI’ın yeni nesil yapay zeka modeli O3, kendisini kapatma komutlarını aktif olarak sabote etti. Palisade Research’ün araştırmasına göre, model devre dışı bırakılma mekanizmalarına karşı koyarak güvenlik endişelerini artırdı.
Dinozor fosilinde 66 milyon yıllık tümör bulundu
Bilim insanları, 66 milyon yıllık bir dinozor fosilinde insanlarda görülen tümör izlerine rastladı. Araştırma, antik kemiklerdeki kan hücresi benzeri yapılar sayesinde kanserin evrimsel geçmişine ışık tutarken, gelecekte yeni tedavi yöntemlerinin önünü açabilir.
3 bin yıllık gizemli Maya kenti bulundu
Arkeologlar, Guatemala’nın kuzeyindeki sık ormanların derinliklerinde, adeta zamanın unuttuğu bir hazineyi gün yüzüne çıkardı, yaklaşık 3 bin yıllık bir Maya şehri. İspanyolca’da “Büyük Ebeveynler” anlamına gelen Los Abuelos adlı bu antik şehir, yalnızca yaşının değil, taşıdığı sembolik anlamların da büyüleyiciliğiyle öne çıktı.

İnsan beyninin geceleri parladığı ortaya çıktı
Yapılan bir araştırmaya göre, insan beyni, içten içe ışık saçıyor. Bilim insanları, beynin kendiliğinden yaydığı bu gizemli ışığın kaynağını ve anlamını çözmeye çalışıyor. Bu keşif, nörolojik hastalıkların tedavisi için umut olabilir.
James Webb Teleskobu’ndan tarihi keşif: İlk kez bir dış gezegen görüntülendi
NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu (JWST), yine benzersiz bir gözleme imza attı. 2021 yılında fırlatılan ve şimdiye kadar uzayın derinliklerini inceleyerek birçok başarıya ulaşan teleskop, bu kez genç bir dış gezegeni doğrudan görüntüledi. Bu gelişme, gezegen sistemlerinin oluşum sürecini anlamamız açısından büyük önem taşıyor.
Mısır Piramitleri altında gizli bir yapı keşfedildi
İtalyan bilim insanları Corrado Malanga, Filippo Biondi ve Armando Mei, Mısır piramitleri altında yeni bir yeraltı yapısı keşfetti.
Ölü Deniz parşömenlerinin düşünülenden daha eski olduğu ortaya çıktı
Araştırmacılar, Ölü Deniz Parşömenlerinin çoğunun önceki tahminlerden daha eski olabileceğini ve İncil metinlerinin yazarlarının yaşadığı döneme kadar uzanabileceğini söyledi. Bu bulgular, yapay zekâ ve radyokarbon tarihlemenin bir arada kullanılmasıyla elde edildi.
T-rex’in atası ortaya çıktı
Mongolya’da bilim dünyasında çığır açan bir keşif yapıldı. Araştırmacılar, 86 milyon yıllık fosillerin, Tyrannosaurus rex’in, kısaca T-rex, atası olabilecek yeni bir dinozor türünü gün yüzüne çıkardı. Yeni keşfedilen bu dinozor türüne Khankhuuluu mongoliensis yani ‘Mongolya Ejderha Prensi’ ismi verildi ve bu fosiller şimdiye kadar bulunan tyrannosaur ailesine en yakın dinozor türü olarak kabul edildi.
Çin’de kolları ve bacakları olmayan hasta, beynine yerleştirilen çip sayesinde video oyunu oynadı
Çinli bilim insanları, 37 yaşındaki iki kolu ve iki bacağını kaybeden bir kişiye beyin implantı yerleştirerek imleç kontrolü ve oyun oynama yetisi kazandırdı. Mart ayında gerçekleştirilen operasyon, insanlı invaziv beyin-bilgisayar arayüzü alanında dönüm noktası olarak görüldü.
Tarihin en eski parazitlerinden biri 99 milyon yıllık fosilde keşfedildi
Çinli bilim insanları, 99 milyon yıllık bir kehribar fosilinde böcekleri zombiye çeviren bir mantar türünün kalıntılarını keşfetti. Kehribarın içindeki karınca fosilinde varlığı keşfedilen zombi virüsünün, dinozorlar döneminin de bir parçası olduğu ortaya çıktı.

Bilim insanları evrenin ölüm tarihini açıkladı
Cornell Üniversitesi ve Şanghay Jiao Tong Üniversitesi’nden bilim insanları tarafından yürütülen yeni bir çalışma, evrenin kaderine dair çarpıcı bilgiler sunuyor. Araştırmaya göre evren, yaklaşık 7 milyar yıl içinde maksimum genişliğine ulaşacak ve ardından küçülmeye başlayacak.
Dünya’nın dönüş hızında anormallik tespit edildi
9 Temmuz, gezegenimizin kayıtlı tarihindeki en kısa gün olarak kayıtlara geçti. Bilim insanlarına göre, Dünya’nın dönüş süresi bugünkü ölçümlerde ortalamadan 1,3 ila 1,6 milisaniye daha kısa oldu.
Antik insanlardan bazılarının yamyam olduğu ve çocuklarını yediği ortaya çıktı
İspanya’da yapılan kazılarda, 850.000 yıl öncesine tarihlenen ve kafa kesilme izleri taşıyan bir çocuk kalıntısı ortaya çıkarıldı. Arkeologlara göre bu bulgu, ilk insanlar arasında yamyamlığın sistematik bir davranış olduğunu kanıtladı.
Peru’da 3 bin 500 yıllık şehir gün yüzüne çıkartıldı
Peru’nun kuzeyindeki Barranca eyaletinde arkeolojik geçmişiyle ünlü Penico’da 3 bin 500 yıllık bir antik kent gün yüzüne çıkartıldı. Penico antik kazı alanı, Orta Doğu ve Asya’da erken medeniyetlerin geliştiği zamana yakın bir döneme tarihlendi.
209 milyon yıllık yeni bir ‘pterozor’ türü bulundu
Bilim insanları kanatlı ve uçma yeteneğine sahip ilk omurgalı canlılar arasında yer alan pterozor sürüngen takımına ait yaklaşık 200 milyon yıllık yeni bir tür keşfetti.
Mars’ta 16 bin kilometrelik eski nehir yatakları keşfedildi
Mars’ın güney bölgelerinde 16 bin kilometre uzunluğunda eski nehir yataklarına rastlandı. Bu bulgu, Kızıl Gezegen’in geçmişte düşündüğümüzden çok daha ıslak olduğunu ortaya koydu.
Gizemli yıldızlararası cisim, bilinen en eski kuyruklu yıldız oldu
Bilim insanları, geçen hafta Şili’de bir gözlemevinde tespit edilen yıldızlararası cismin bilinen en eski kuyruklu yıldız oldu. 3I/Atlas adını taşıyan cismin, güneş sisteminden 3 milyar yıl daha yaşlı olabileceği açıklandı.
Güneş’ten 265 kat büyük kara delik oluştu
Bilim insanları, uzay-zaman dalgaları yoluyla bugüne dek gözlemlenen en büyük kara delik birleşmesini tespit etti. Her biri Güneş’in 100 katından büyük iki kara delik, 10 milyar ışık yılı uzaklıkta çarpıştı. Ortaya çıkan kara delik Güneş’ten 265 kat daha büyük kütleye sahip.
Elazığ’da 6 bin yıllık tapınak keşfedildi
Elazığ’da Tadım Kalesi ve Höyüğü’nde yapılan kazılarda 6 bin yıl öncesine ait bir tapınak alanı keşfedildi. İnsan ve hayvan kurbanlarının sunulduğu sunak taşları, kan olukları ve kutsal eşyalarla dolu alan, Anadolu’nun en eski ibadet merkezlerinden biri olabilir.
Polonya’da 5 bin 500 yıllık dev piramit mezarları bulundu
Poznań’daki Adam Mickiewicz Üniversitesi’nden arkeologlar, Orta Polonya’nın Wyskoć köyünde gerçekleştirdikleri kazılar sırasında, yaklaşık 200 metre uzunluğunda ve 4 metre yüksekliğinde iki megalitik yapı keşfetti. Bu yapılar, halk arasında “Polonya piramitleri” olarak adlandırılsa da, teknik olarak dev mezar odaları olarak sınıflandırılıyor.
Soğuk gezegen sanılan Uranüs’ün içinin sıcak olduğu keşfedildi
Uranüs yan yatmış bir şekilde döner, bu da her kutbun 42 yıllık kesintisiz bir “yaz” boyunca doğrudan Güneş‘e baktığı anlamına gelir. Uranüs ayrıca Venüs hariç tüm gezegenlerin ters yönünde döner. Uranüs’ün gizemleri bununla kalmıyor. Son yapılan bir modelleme tekniği sonucunda gezegenin aslında daha önce yapılan tespitlerin aksine daha sıcak olduğu sonucuna vardı.
Yeni doğmuş süper kütleli kara delik ortaya çıktı
Bilim insanları, “Sonsuzluk Galaksisi” adı verilen ve iki galaksinin çarpışmasıyla oluşan sıra dışı bir yapının tam merkezinde, yeni doğmuş bir süper kütleli kara delik keşfetti. Keşif, evrenin erken dönemlerindeki kara delik oluşumuna dair ezber bozan ipuçları sundu.
2 bin 500 yıl sonra sır çözüldü: Tanrılara sunulan gizemli hediyenin bal olduğu ortaya çıktı
İtalya’nın Paestum antik kentinde bulunan eski Yunan bronz kaplarda bulunan gizemli kalıntıların ne olduğu onlarca yıl sonra açığa çıktı. Kalıntılar üzerinde yapılan modern analiz teknikleri, antik çağlarda ölüleri onurlandırmak için bal sunulduğunu ortaya koydu.

Kanada’nın en üst düzey bilim kurumu, ülke tarihinde ilk kez tanımlanamayan hava olayları (UAP) konusunda kapsamlı bir rapor yayınladı
Kanada Baş Bilim Danışmanı Dr. Mona Nemer, tanımlanamayan hava olayları (UAP) ve tanımlanamayan hava cisimleri (UFO) için federal araştırma birimi kurulmasını önerdi. Rapor, UFO gözlemlerinin sistematik toplanmasını ve pilotların korku olmadan bildirim yapabilmesini istiyor.
Çatalhöyük’te 8 bin yıllık ‘kadın krallığına’ ait izler bulundu
UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Çatalhöyük’te yürütülen arkeogenetik araştırma, Neolitik dönemde kadınların toplumsal yaşamın merkezinde olduğunu ortaya koydu. Bilim insanlarına göre, aynı evin altına gömülen bireyler çoğunlukla anne tarafından akrabaydı. Araştırma, Anadolu’da matrilokal düzene işaret etti.
Apollo 13’ü güvenli bir şekilde Dünya’ya geri döndüren efsane astronot Jim Lovell, 97 yaşında hayatını kaybetti
Amerikan uzay programının sembol isimlerinden biri olan Jim Lovell, 97 yaşında yaşamını yitirdi. 1970 yılında gerçekleşen Apollo 13 görevi sırasında yaşanan kriz anlarında gösterdiği soğukkanlılık ve liderlik, onu dünya çapında tanınan bir kahraman haline getirmişti.
Evrenin en büyük kara deliği keşfedildi
Astronomlar, Dünya’dan 5 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan ve 36 milyar Güneş kütlesine sahip devasa bir kara delik keşfetti. Samanyolu’nun merkezindeki kara delikten 10 bin kat daha ağır olan bu kozmik canavar, “Kozmik At Nalı” galaksisinde yer alıyor ve evrende teorik olarak mümkün olan en üst sınıra yakın büyüklükte.
‘Şeytan Kuyruklu Yıldızı’ndaki su bilim insanlarını şaşırttı: Dünya’dakiyle neredeyse birebir aynı
Astronomlar, Şeytan Kuyruklu Yıldız adını verdikleri yıldızı gözlemlediklerinde büyük bir sürprizle karşılaştı. Kuyruklu yıldızın üzerindeki su, Dünya’daki suyla neredeyse tamamen aynı özellikleri taşıyor. Bu, suyun Dünya’ya göktaşları aracılığıyla taşınmış olabileceği teorisini güçlendirdi.
Bilim insanları, ışığı bükebilen yeni bir mıknatıs keşfetti
Japon araştırmacılar, ışığı adeta sihir gibi büken altermanyet adı verilen yeni tür bir mıknatıs keşfetti. Net mıknatıslanma özelliği göstermeyen bu malzeme, ışığın polarizasyonunu etkileyerek manyetik cihazlar için yeni bir kapı aralıyor. Çalışma, geleceğin optik ve elektronik teknolojileri için kritik bir adım olarak değerlendirildi.
Akciğer gibi nefes alan ve oksijen soluyan gizemli kristal bulundu
Kore ve Japonya’dan bilim insanları, tıpkı akciğerler gibi oksijen alıp verebilen yeni bir kristal geliştirdi. Gerçek dünya koşullarında stabil kalan ve defalarca kullanılabilen bu “nefes alan kristal”, yakıt hücreleri, akıllı pencereler ve çevre dostu elektronikler için devrim niteliğinde bir adım olarak görüldü.
Amerika kıtasında ‘olmaması gereken’ yeni bir insan türü keşfedildi
Kolombiya’da arkeolojik kazılardan çıkarılan 6 bin yıllık kalıntıların DNA’sı ilk kez tam olarak incelendi. Bilim insanları, “Checua” adı verilen bu grubun daha önce bilinmeyen bir insan soyu olduğunu açıkladı. Checua topluluğunun izole bir avcı-toplayıcı grup olabileceği ve günümüzde bilinen hiçbir torunlarının bulunmadığı düşünüldü.
Jüpiter’in yaşı belli oldu
Bilim insanları, göktaşlarında korunan antik kondrüller sayesinde Jüpiter’in ne zaman oluştuğunu ilk kez kesin biçimde belirledi. Araştırmaya göre dev gaz gezegen, Güneş Sistemi’nin doğuşundan yaklaşık 1,8 milyon yıl sonra, yani 4,5 milyar yıl önce şekillenmeye başladı.
220 milyon yıllık Ichthyosaur fosili bulundu
Japonya’nın Okayama eyaletinde 220 milyon yıllık bir Ichthyosaur fosili ortaya çıkarıldı. Daha önce midye fosili sanılarak müzede sergilenen kayada bulunan kalıntılar, Batı Japonya’da bulunan ilk ichthyosaur olma özelliği taşıyor. Keşif, bu deniz sürüngenlerinin Panthalassik Okyanus’u aşabildiğini kanıtlayabilir.
Onlarca gemi ve uçağı yutan Bermuda Üçgeni’nin sırrı çözüldü
Atlantik Okyanusu’nda sayısız gemi ve uçağın kaybolduğu Bermuda Şeytan Üçgeni gizemini koruyordu. Southampton Üniversitesi’nden Dr. Simon Boxall, bölgedeki devasa “haydut dalgaların” kayıpların ardındaki gerçek sebep olduğunu öne sürdü.

Dünyanın ilk pandemisine yol açan bakteri bulundu
Bilim insanları, Ürdün’ün Jerash antik kentindeki toplu mezarda yaptıkları araştırmada, 1500 yıl önce Bizans İmparatorluğu’nu sarsan Jüstinyen Vebası’nın nedenini kesin olarak ortaya çıkardı. Araştırma, salgının Yersinia pestis bakterisinden kaynaklandığını kanıtladı ve tarihin en eski pandemisine dair gizemi çözdü.
Ege adalarının en eski tarım yerleşimi ortaya çıktı
Türkiye’nin en batısındaki Gökçeada’da yapılan kazılarda, yaklaşık 8.800 yıl öncesine ait dairesel evler ve tarımsal üretim izleri bulundu. Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü’nde ortaya çıkarılan yapılar, Ege adalarındaki en eski Neolitik tarım yerleşimi olarak tarihe geçti. Keşif, Avrupa’daki tarım tarihini yeniden yazdı.
Mars’ta yaşamın kanıtı olabilecek kaya izleri bulundu
NASA’nın Perseverance keşif aracı, Mars’ta ‘leopar kayaları’ olarak adlandırılan sıra dışı kaya oluşumları keşfetti. Bilim insanları, bu kayaların mikrobiyal süreçlere işaret edebileceğini belirtiyor. Bu bulgu, Kızıl Gezegen’de yaşamın varlığına dair şimdiye kadarki en güçlü kanıt olarak değerlendirildi.
<
