Dolar 43,7288
Euro 51,9267
Altın 7.075,98
BİST 14.180,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
21°C
Parçalı Bulutlu
Pts 17°C
Sal 15°C
Çar 6°C
Per 14°C

Doğanın şeytanı: “Boynuzlu Lucifer” arısı keşfedildi

Avustralya’da 20 yıl aradan sonra keşfedilen yeni arı türü, şeytanı andıran boynuzlarıyla bilim dünyasını şaşırttı. Bu türe megachile lucifer adı verildi.

Doğanın şeytanı: “Boynuzlu Lucifer” arısı keşfedildi
11 Kasım 2025 2:00 AM
41

Avustralyalı bilim insanları, ülkenin “ölümcül yılan, örümcek ve köpekbalıklarına” bir yenisini ekledi. Şeytan boynuzlarını andıran çıkıntılara sahip yeni bir arı türü.

Curtin Üniversitesi araştırmacıları, Megachile (Hackeriapis) lucifer adı verilen bu yeni türün Batı Avustralya’da keşfedildiğini açıkladı.

20 YIL SONRA İLK YENİ TÜR

Üniversitenin Moleküler ve Yaşam Bilimleri Fakültesi’nden Kit Prendergast, 2019’da nesli kritik tehlike altındaki bir yabani çiçeği incelerken arıyı fark ettiğini belirtti.

Prendergast, “Dişi arının yüzünde inanılmaz küçük boynuzlar vardı.” dedi.

NETFLIX DİZİSİNDEN ESİNLENMİŞ

Netflix dizisi Lucifer hayranı olan Prendergast, bu nedenle arıya “şeytani” görünümüne uygun olarak Lucifer adını verdiğini söyledi.

Prendergast, “Bu grup içinde tanımlanan ilk yeni tür 20 yıldan fazla bir süredir çıkmadı. Bu da hala keşfedilmeyi bekleyen ne kadar çok canlı olduğunu gösteriyor.” diye ekledi.

MADENCİLİK TEHDİDİ ALTINDA GİZLİ TÜRLER

Prendergast, keşfin özellikle madencilik faaliyetleriyle tehdit altındaki bölgelerde hala tanımlanmamış birçok tür bulunabileceğine dikkat çekmesini umduğunu belirterek, “Birçok madencilik şirketi hala yerli arılar için çevresel tarama yapmıyor. Bu yüzden, tehdit altındaki bitkileri ve ekosistemleri destekleyen türleri fark etmeden kaybediyor olabiliriz.” dedi.

Dünya genelinde çiçekli bitkilerin büyük çoğunluğu, özellikle arılar gibi yabani tozlayıcılara bağımlı. Ancak yaşam alanı kaybı ve iklim değişikliği, bu hayati türleri yok olma eşiğine sürüklüyor.

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.