İranlı siyasi analist Prof. Marandi: İsrail, nükleer bilim İnsanlarını ve ailelerini katletti ama İran’ı durduramadı
Tahran Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Seyit Muhammed Marandi, İsrail İran çatışmasına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Marandi, saldırılarda İranlı nükleer bilim insanlarının yanı sıra eşlerinin ve çocuklarının da kasıtlı olarak hedef alındığını vurgulayarak, “Netanyahu rejimi insanlık için bir tehdittir” ifadelerini kullandı.
Sputnik’e konuşan İranlı siyasi analist Prof. Marandi’ye göre, İsrail’in “Narnia Operasyonu” yalnızca İran’ın nükleer programını hedef almadı; aynı zamanda sivil halkı da açıkça vurdu. Operasyonda en az 9 nükleer bilim insanının öldürüldüğünü belirten Marandi, bu kişilerin ailelerinin de bilerek hedef alındığını söyledi:
‘Apartman blokları sadece bir kişiyi öldürmek için yıkıldı’
Marandi, İsrail’in hedef aldığı kişileri öldürmek için bazen tüm apartman bloklarını havaya uçurduğunu söyledi.
‘Netanyahu insanlık için tehdit, Batı’nın desteğiyle sınır tanımayan bir rejim’
Netanyahu hükümetini “çağdaş insanlık tarihinin en tehlikeli rejimlerinden biri” olarak tanımlayan Marandi, İsrail liderliğinin hiçbir kırmızı çizgi tanımadığını savundu:
‘Diğer insanları daha aşağı görüyorlar’
İranlı generallere baskı: ‘Ailelerini tehdit ettiler’
İsrail’in savaşın ilk saatlerinde yaklaşık 20 İranlı generalle iletişime geçerek “teslimiyet videoları” talep ettiği, ancak hiçbir generalin buna boyun eğmediği yönündeki haberleri de değerlendiren Marandi göre hiçbir general bu baskıya boyun eğmedi:
Ayrıca Marandi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın İran’a ait bilgileri sızdırdığını ve bunun sonucunda İsrail’in saldırılar gerçekleştirdiğini iddia etti. Bu durumun, İran’ın uluslararası denetim kurumlarıyla olan ilişkisini de kökten değiştireceğini vurguladı.
Amaç rejim çöküşü algısı mı?
Marandi’ye göre İsrail’in saldırıları sadece fiziksel zarar vermek değil, aynı zamanda İran içinde bir çöküş izlenimi yaratmayı ve kitlesel huzursuzluğu tetiklemeyi hedefliyordu:
“Amaç rejim çöküyormuş gibi bir algı yaratmaktı. Fakat halk ve liderlik bunu gördü ve kenetlendi. Bu da İsrail’in psikolojik savaşının başarısız olduğunun göstergesidir.”
