Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasına devam edilmeli.
Liderler halkının desteğini almadan başarılı olamaz, hepimiz Allah’a sığınmalıyız.
Toplumumuzdaki herkes bunu çok net bir biçimde anlıyor. Fikir ayrılıklarımızdan uzaklaşmamız gerekiyor. Bütün anlaşmazlıklarımızı geride bırakmamız ve İran halkının gücünü bir araya getirerek bu savaş içerisinde sosyal, kültürel açıdan tam bir beraberlik içinde olmamız gerekiyor.
Cesur savaşçılarımıza teşekkür etmek istiyorum. Böylesine ülkemizin saldırı ve baskıyla karşı karşıyayken ülkemizi bölmelerine engel olmaya çalışan kahraman savaşçılarımıza teşekkür ediyorum. Düşmanların yaptıklarından pişman olmanız gerekiyor.
Direniş cephesi de İslam Devrimi’nin ilkelerinin ayrılmaz bir parçasıdır. İslam Devrimi kendi değerlerine sahiptir. Direniş Cephesi, bu prensiplere derinden bağlıdır.
Ancak bu şekilde siyonist rejim ile olan mücadele devam edecektir.
Irak halkı da bize yardımcı olmak istiyor, aynı şekilde Yemen de.
Yaralananların, sevdiklerini kaybedenlerin, herhangi bir şekilde acı çekenlere seslenmek istiyorum. Tüm geçmişteki tecrübelerime dayanarak babamın da aralarında olduğu şehitlerimizin öğretilerine dayanarak, eşim ve kız kardeşim de herkese yardım etmek konusunda sonsuz bir bağlılık içerisindeydiler ve tüm bu şehitlerimizin hepsi daha iyi bir yerdeler. Önceki şehitlerimizle aynı yoldan yürüyorlar.
Bize yüce Allah’ın vermiş olduğu görevi yerine getirmemiz gerekiyor. Ülkemiz için gerekirse canımızı feda etmemiz gerekiyor.
Asla geri adım atmayacağız. Şehitlerimizin akıtılan kanlarının hepsini intikamını alacağız. Sadece dini liderin değil, şehit olan tüm İranlı vatandaşlarımızın kanının intikamını alacağız.
İranlıların kanı çok kıymetlidir ama en önemlisi kadınların ve çocukların kanı çok önemlidir. Bu sebeple düşmanların Minab okulunda işlemiz olduğu suçların bedelini düşman çok ağır ödeyecektir.