Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, İsrail’in uzun vadeli stratejisinin bölgedeki güçlü devletleri zayıflatmak olduğunu savundu. Gökçe, “Netanyahu’nun ‘şer ekseni’ söylemi genişliyor, İran’dan sonra sırada Türkiye var” diyerek Doğu Akdeniz ve NATO üzerinden yeni bir kuşatma riskine dikkat çekti.
Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, bölgedeki jeopolitik gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede İsrail’in stratejik hedeflerine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun 2022 yılında Birleşmiş Milletler kürsüsünde yaptığı konuşmayı hatırlatan Gökçe, o dönemde Suriye, Irak ve İran’ı kapsayan bir “şer ekseni” haritasının gösterildiğini belirtti.
Netanyahu 2022 yılında Birleşmiş Milletler’de yaptığı konuşmada harita gösterdi. Suriye-Irak-İran’ı göstererek ‘Şer ekseni’ dedi. Buna dördüncü de eklemek istiyor ancak şu anda gücü yetmiyor o da Türkiye demiştim. O zaman söyleyemediği şimdi dillendirmeye çalışıyor. Yavaş yavaş hedeflerine ulaşmaya başladığı için. İran’dan sonra Türkiye geliyormuş. Türkiye’ye gücü yetmemesi ayrı bir mesele ama adamın niyeti var. Bunu İsrail’in eski başbakanı da şimdiki başbakanı da söylüyor. Orada dört ülkede Kürt devleti kuracağız ve birleştireceğiz diyor. Bunların niyeti bu. İran’ı 3 bin yıldır kimse teslim alamamış. Büyük İskender gelip yıkıp geçmiş ama yine İran orada kalmış. Bazen tarihi iyi bilmek ve iyi analiz etmek lazım. İran’ı yakarsınız yıkarsınız teslim alamazsınız. Bölersiniz tekrar birleşir. Ancak İsrail’in amacı bu, bölgede büyük yapılı devlet istemiyor. Türkiye’de en büyük risk Doğu Akdeniz. Rum yönetiminin NATO üyeliği gündeme gelecek. Bu durumda bizi sıkıştırabilirler, canımız acır. Ardından da İsrail’e NATO güvenliği gelecek. Diyecekler ki bölgede İsrail tehdit altında. İsrail’in NATO üyeliği gündeme gelirse şaşırmamak lazım. NATO’nun Doğu Akdeniz savunma planı çerçevesindeki hedeflerden biridir. Biri Baltık Denizi’ydi. Orada İsveç ve Finlandiya’yı NATO üyesi yaptılar orası tamamlandı. Bir diğer taraf Doğu Akdeniz bölgesi savunma planıdır. Bu planda İsrail ve GKRY yer alır. Türkiye’deki Akkuyu Nükleer Enerji yatırımını nükleer silaha dönüştürebilirler diye algı yaratabilirler. Buna çok dikkat etmek lazım. İran’a yapılan saldırıda mezhepsel saldırganlık yapıldığını gördük. Bunu Türkiye’de uygulama ihtimalleri çok yüksek buna dikkat etmek gerekiyor. Türk-Kürt olayını yapamazlarsa burada mezhepsel olarak iktidarsızlık yaratmaya çalışabilirler.