Dolar 44,2207
Euro 50,5377
Altın 7.136,03
BİST 13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Az Bulutlu
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Paz 10°C
Pts 12°C
Sal 12°C
Çar 10°C

Prof. Dr. Altunrende: ‘Hasta ve hekim karşı karşıya değil, aynı tarafta’

Prof. Dr. Fatih Altunrende, Türkiye’de sağlık hizmetlerine erişimin kolay olmasının hasta yoğunluğunu artırdığını ve bunun hekimlerin hastalara ayırdığı süreyi kısıtladığını söyledi. Altunrende ayrıca yapay zekânın tanı ve cerrahi süreçlerinde hekimlere önemli destek sağladığını ancak doktorların yerini almasının zor olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Altunrende: ‘Hasta ve hekim karşı karşıya değil, aynı tarafta’
14 Mart 2026 9:38 PM
3

Üroloji ve Robotik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Altunrende, Radyo Sputnik‘te yayınlanan ‘Seyir Hali’ programında sağlık sisteminde artan hasta yoğunluğunu, hasta-hekim ilişkisini ve tıp alanında yapay zekânın tanı ile cerrahi süreçlerdeki rolünü değerlendirdi.

‘Hasta yoğunluğu sağlık sisteminin en büyük sorunlarından biri’

Türkiye’de sağlık hizmetlerine erişimin kolaylığına vurgu yapan Prof. Dr. Altunrende, bu durumun sağlık sisteminde yoğunluk yaratarak hem hastaları hem hekimleri zorladığını ifade etti. Hasta-hekim iletişiminin güçlendirilmesi ve karşılıklı sorumlulukların bilinmesinin sağlık hizmetinin kalitesini artıracağını da söyleyen Prof. Dr. Altunrende, şunları kaydetti:

“Hastalar ve hekimler aynı tarafta, karşı karşıya değiliz. Türkiye sağlık altyapısı bakımından dünyada sayılı ülkelerden biri. Zorlanmadan randevu alabiliyorlar ve sağlık sistemine çok kolay ulaşabiliyorlar. Şehir hastaneleri, devlet hastaneleri, özel hastaneler var. SGK ile anlaşmalı özel hastaneler var. Zorlanmadan sağlık hizmetine ulaşabiliyorlar. Bu hastalar için çok iyi ama bu hekime bir yoğunluk getiriyor. Bu yoğunluktan dolayı hekimler yeterli zamanı hastalara ayıramıyor maalesef.

Bir hekim bir hasta ile yarım saatten az ilgilenmemeli. Hastayı aslında ekip olarak bütünsel değerlendirmek gerek. Ona göre tedavi planını düzenlemek gerekiyor. Hasta sadece tanı koyup, reçete yazıp gönderilmemeli. Ancak bunu yoğunluktan dolayı yapamıyoruz. Bu hasta yoğunluğu bizi zora sokan konuların başında geliyor. Tabii bu yoğunluktan dolayı hastaların da tepkileri olabiliyor, şiddet olayları artıyor. Bu da aslında aşılacak bir konu. Muayenede hasta ve doktorun yeterli zamanı olduğunda bunların azalabileceğini düşünüyorum. Hukuki sınırların da iyi çizilmesi gerekiyor.

Hasta haklarını bilmenin yanında karşısındaki sağlık personeline karşı sorumluluklarını da bilmesi gerekiyor. Bazen gereksiz tetkik, rapor, antibiyotik isteme gibi durumlar ile karşılaşılabiliyor. Hastalar ile sağlık personeli arasındaki iletişimin çok iyi olması gerekiyor, çünkü aynı taraftayız.”

‘Yapay zekâ tanı ve cerrahide yeni imkanlar sunuyor’

Prof. Dr. Altunrende, yapay zekânın hastalıkların tanısında hekimlere önemli veriler sağladığı; ameliyat süreçlerinin analizinde ve olası risklerin öngörüsü konusunda ise gelecekte çok daha büyük ilerleme kaydedileceği görüşünde:

“Yapay zekâ bütün alanlarda olduğu gibi tıp alanında da hızla hayatımıza girdi. Yapay zekânın doktorların yerini alabileceğini sanmıyorum. Çünkü bu işin odağında insan var. İnsanda güven, empati, duygusallık, her şey var… Bir hastayı tedavi ederken sadece bilginizi vermiyorsunuz; ona güveninizi veriyorsunuz, onun yaşadıklarını hissediyorsunuz. Yapay zekânın bunları yapabileceğini şu an için düşünmüyorum. Ancak tanı koyma ve takip konusunda hekimlere büyük bir yarar sağladı. Çünkü binlerce ‘data’ var. Bütün hastalıkların tanısı yapay zekada birleştirilmiş. İnsan gözünün kaçırabileceği ayrıntıları yakalayıp doğru tanı oranını artırıyor.

Her robotik cerrahi yapmak için konsola oturduğumuzda kendi bilgilerimizi giriyoruz. Bunların hepsi bütün dünyada bir ‘data havuzunda’ toplanıyor. Ameliyat sonrasında her aşamayı, komplikasyonları görebiliyorsunuz. Bunun ileride bize yardımcı olacağını, ameliyat sırasında konsoldan bakarken yan tarafta da bize riskleri gösterebileceğini düşünüyorum. Çünkü her hastada anatomik varyasyon mevcut, her hasta ayrı bir macera. Dolayısıyla yapay zekanın komplikasyon oranlarını düşüreceğini düşünüyorum.”

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.