Yemekten sonra şişkinlik hissi neden olur?: Doç. Dr. Ferhat Arslan şiş hissetmeyi önleyecek 3 besini açıkladı
Yemeklerden hemen sonra özellikle alt karında oluşan şişlik, gaz problemleri ve sindirim sıkıntıları toplumun büyük bir kısmını etkiliyor. Şiş hissetmenin temel sebepleri neler? Doç Dr. Ferhat Arslan şişkinliğin hem sebeplerini hem de korunma yöntemlerini anlattı.
Son yıllarda sık sık dile getirilen bir rahatsızlık var; yemeklerden hemen sonra oluşan şişlik, mide ve sindirimdeki rahatsızlık hissi. Bu şişlik ve hazım sorununun sebebi ne, neden yemeklerden sonra şiş hissediyoruz? Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Arslan Sputnik Türkiye’ye konuştu ve
‘Yemekten sonra neden şiş hissediyoruz?
Doç. Dr. Ferhat Arslan konuya ilişkin bilimsel bir verinin henüz bulunmadığına dikkat çekti ancak ‘Yaygın kanaate katılıyorum’ dedi ve “Bu bir gözlem sorusu ve subjektif bulgulara dayanıyor. Bu gözlemin kesitsel çalışmalar ile ortaya konulması örneğin anket çalışmaları yapılarak toplumdaki sıklığına vurgu yapılması önemlidir. Dolaylı yoldan ise ülkemizdeki genelde Aile Sağlığı Merkezi hekimi ve dahiliye hekimleri özelinde ise gastronomi bölümüne yapılan başvurular ve özellikle bu nedenle yapılan endoskopik işlemlerin sayısının ortaya konması gerekir. Bununla birlikte bende bu yaygın kanaatin doğruluğuna katılıyorum” diye ekledi.
Bağırsak florası neden bozuluyor?
Arslan bağırsak florası için tehlike oluşturan hususları şöyle maddeledi:
|
Pestisitler |
bağırsak florasını, bağırsak geçirgenliği artırarak ve sindirime yardımcı enzim fonksiyonlarını bozarak bunu yapar |
|
Genetiği değiştirilmiş gıdalar |
gluten/lektin içeriğinin artırımı, bağırsak florasının bozulması neticesinde inflamasyonu tetikler |
|
Katkı maddeleri (Yapay tatlandırıcılar, emülgatörler ve koruyucular) |
bağırsaklarımız için nerede ise mutajen yani kanserojen maddelerdir. |
Gıda intoleransı nedir, kaç çeşit intolerans var?
Gıda intoleransı yediğiniz gıdanın içeriğinin tamamı veya bir kısmının size özel olan sindirim sisteminizce (genetik miras ve mikrobiyota dengeniz) kabul görmemesi ve işlenip yapıtaşlarına dönüştürülmesi sürecinin ya tamamen ya da kısmen sekteye uğrayarak bozuk bir sindirim oluşmasıdır. Bunun alerji ile karıştırılmaması gerekir. Burada bağışıklık sisteminin tepkisel yanıtı yok denecek kadar azdır ve hayati tehdit içermez. Şu maddeler başlığında gıda intoleransı toplanabilir.
Huzursuz bağırsak sendromu nedir?
Yine gıda intoleransı sebebiyle de baş gösterebilen huzursuz bağırsak sendromu. Sindirim ve boşaltım sistemindeki temel sıkıntılardan olan huzursuz bağırsak sendromu nedir?
Yemekten sonra şiş hissetmemek için ne yapılabilir?
Peki şişkinlik, gaz ve sindirim rahatsızlığını engellemek için ne yapılabilir? Dr. Arslan; ‘zencefil, rezene ve papatya çayı tüketin’ dedi ve şu noktalara dikkat çekti:

‘Üretim ve saklama esnasında oluşacak toksinler denetlenmeli’
Pestisit ve benzeri tarım ilacı kullanımı da yine mide ve bağırsak hastalıklarına yol açıyor.
Son dönemde Tarım ve Orman Bakanlığı birçok ürünün, farklı ülkelerden ‘pestisit kullanımındaki doz aşımı’ sebebiyle iade edildiğini açıkladı. Bakanlık bu ürünlerin imha edildiğini de duyurdu. Arslan, konunun ‘büyük risk içerdiğine’ vurgu yaptı:
Bu ciddi ve benim kendi sosyal medyamda sürekli dile getirdiğim bir konudur. Sorun sadece tüketilen besin türü değil, aynı zamanda gıdanın işlenme şekli, tarım ve hayvancılık yöntemleridir. Bu pilav çok su kaldırır. Ülkemizde üretilen ve ithal edilen bitki ve hayvansal gıda ürünlerinin ülkelerin denetimi sonrası geri çevrildiğinin haberlerini nerede ise her gün sıradan bir olay olarak görmekteyiz daha doğrusu bunu sıradanlaştırmış ve kanıksamış duruma geldik. Bu bir devlet ve millet için çok utanç verici bir durumdur. Bu bizim üretim ve denetim düzenlemelerimizin iyi yönde çalışmadığını ve hepimizin büyük riskler altında kaldığının diğer devletler nezdinde resmiyete dökülmüş halidir. Bu konuda yukarıda belirttiğim gıda ürünleri ve katkı koruyucu maddelerin ya da gıdaların üretim ve saklama sırasında kendiliğinden ve koşullar nedeni oluşan toksinlerin sıkı kurallarla denetlendiği düzenlemeler ve bu düzenlemeleri hayata geçirecek yöneticisinden çiftçisine kadar sirayet edecek liyakat, anlayış ve milli bilince ihtiyaç vardır. Konunun çok teknik bir konu olması ,uzmanlık alanımın uzağında olması nedeni ile daha fazla uzatmamak adına belki özetleme yapmak ve meramımızı kısa şekilde anlatmak istersek şöyle söyleyebiliriz. Avrupa pazarında ve marketlerinde satılamayacak bir ürünü almamamız tüketmememiz gerektiğine inanıyorum. Peki bunu nasıl başarabiliriz. Tüketici haklarını gerçekten önemseyen sivil inisiyatifler devletimiz bu konuda gerekli adımları atıncaya kadar bu karşılaştırmaları yaparak ve bunu sosyal medya aracılığıyla paylaşarak bir bilinç oluşturabilir. Son olarak şunu söylemek isterim. Bir biyoekolojik vatan tanımlamasına doğru evrildigimizi düşünüyorum. Kendi baktığın hayvan kendi ektiğin veya topladığın bitkinin gezdiği ve yeşerdiği yer senin biyolojik ve ekolojik vatanındır.
